Buyrun, ben

Buyrun, ben
gündüz uykusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gündüz uykusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2010

Ferber yöntemi yeniden.. Uyku.. biraz uyku.. bütün isteğim buydu çünkü :)

Merhaba..
Bloğuma en çok yeni konuğumun Ferber yöntemi ile ilgili yazılarıma geldiğini farketimiştim ne zamandır.. Bu nedenle, hazır minik Tuna kuşuma da kendi kendine uyumayı öğretmeye karar verdiğim günlerde, Özlem’in sorusu üzerine ona yazdığım maili biraz değiştirerek yayınlamaya karar verdim. Zira birçok annenin istediği bir şey, bebeğinin kendikendine uyumasını sağlamak. Ferber yontemine karsi olanlar, bunu zalimce bulanlar, onaylamayanlar lutfen yaziyi okuyup da benimle polemiklere girmeyin. Bunlar benim dogrularim, tartismayacagim.
Ferber’i merak edip arastiranlar, bana mail atarak soru soranlar, uygulamak isteyip fikrimi arayanlar, buyrun okuyun. Sorulariniz varsa sorun, firsat buldukca yanitlarim.
Tekrar hatırlatmak isterim ki, öncelikle Dr Ferber’in uyku ile ilgili kitabını okumadan bu sistemi uygulamamanızı tavsiye ediyorum. Uyku birçok bileşeni olan bir bütün çünkü ve çocuğumuza doğru uyumayı öğretmeden önce bizim doğru uykunun ne olduğunu iyice öğrenmemiz gerek.
Bu konuda benim daha önce yazdığım şu yazıları ve sevgili Blogcu Anne Elif’in şu ve bu yazılarını okumakla başlayabilirsiniz…

(Yazıyı ilk önce mail olarak yazdığım için Türkçe karakterler kullanmadım ve noktalama işaretlerine çok dikkat edemedim, kusura bakmayın lütfen)
Bu arada derede oğluma Ferber yöntemi uygulamaya basladim uc gun once. kesinlikle sancisiz bir yol degil, evet ama mutlaka sonucu mukemmel bir hayat kalitesi veriyor.
Bunlar benim onerilerim, uyup uymamak size kalmis.
1. tekrar uygulayacagim icin dr ferberin kitabina tekrar soyle bir baktim da, istikrarin ne kadar onemli oldugunu hatirladim. ne olursa olsun istikrar.... eger bir an icin bile tereddut edersen, bebegin bunu farkedecektir: “Annem de ne yapmaya calistigindan emin degil galiba. Hem bana tek basina uyumayi ogretmeye calisiyor, hem de gelip kucagina neden aliyor?
53 dk bosuna mi agladim yani???”
2. Eğer ememeden uyuyamayan bir bebekse bence beslenme saatleri dışında memeyi temelli kesmeli. cunku ferber diyor ki, once uyku ile kurulmus baglantilari yok etmek zorundasiniz (bizimki damla hanımda ayakta sallama idi, sizde meme olur, emzik olabilir... tuna’da da kucakta sallama olmustu).. Cocuk kendi uyumuyor ve uyutuluyorsa, bu baglantinin alindigini - birakildigini farkettigi anda tekrar uyanir. - uykusunun dongu noktalarinda (bunlar kitapta uzun uzun anlatilmis, simdi deginemeyecegim) uykusu hafiflediginde donup sirtini uyumak yerine bir bakar ki - memem nerde- hani beni sallayan kisi - emzigim nereye dusmus--- hemen uyanip onu ister. sen de kucagina alarak bu istegi pekistirirsin.
3. tabii ki ilk birkac gece uyanacak, bu daha nasil uykuya donulecegini bilmeyen minik bir insan. ona ogretmelisin. yanina gidip, kucaga almadan, kucakta uyutmadan, ferber der ki, ayni yontemi gece her uyandiginda tekrarlamalisiniz. zaten bir sure sonra gunduz uykularinda kendi kendine uyuyacak, gecis kendiliginden oluyor, gece ise hic uyanmayacak.
4. aglamaya dayanamiyorsan –ki en fazla 4-5 gece - vazgec. cunku bu ilk once anne babanin hazir olmasi gereken bir sistem. inan bana sen istikrarli olursan cok uzun surmeyecek. sonrasi mutlak mutluluk. aci cektigi icin aglamiyor ki aliskanligi elinden alindigi icin agliyor. ferber der ki, bicakla oyun oynamak icin de aglasaydi, aglamasina dayanamayip eline verecek miydiniz bicagi, yoksa bicak tehlikeli oldugundan almamasi gerektigini ogrenecek miydi?
5. bunu bir psikolojik iskence olarak gorursen bu gemi yurumez. bunu bebeginin uyumayi ogrenmesi icin gerekli bir sistem olarak dusun. hangi egitim kolay ki? yurumeyi daha mi kolay ogrenecek? kaaac kere dusup kalkacak. uykuyu nasil kolay ogrensin? tum ogrenme surecleri sancilidir. ben 34 yasima geldim, uzman dr olabilmek icin gece gunduz ders calisiyorum. sancisiz egitim olur mu? :)
6. bence eger yakinlarinda varsa, ilk bir kac gun - bence 4 yeterli, uyuma saatinde akraba-anne-arkadaslarindan birini eve cagir, seni anlayan, yargilamayan bilincli biri olsun ve seni desteklemek icin geldiginin farkinda olsun. ben damla’da esimin tepkisiyle karsilasmistim ama onun almanya’da yasayan kuzeni bizdeydi ve o kadar buyuk destek olmustu ki! esime kizmisti hatta utanmiyor musunuz koca cocugu sallamaya diye.. bana “dayan ne var bunda, simdi gider alirsan bosuna aglatmis olacaksin” demisti (ferber de aynen boyle diyor).. almanya’da dogal akisinda ogreniyor bebekler kendi uyumayi, nerde memede ayakta uyutmak.. iki aylikken koyuyorlar yataga, er gec uyur diye. aynen gozumle gordum.
7. Tuna’da deneyimimiz soyle oldu: zaten dogdugundan beri gece uyanma sorunu var. bir baktim ki dondugum gece sabaha kadar 2 saatte bir uyandi tuna. karni tok alti kuru burnu tikali degil oksurmuyor. e o zaman bu cocuk niye uyaniyor? o zaman dusundum ve buldum ki sallanmaya alistigindan uyaniyor… dedim ki kos ferber, yetis. aslinda sinavdan sonra yapacaktim ama baktim olmuyor, hepimiz uykusuz, yasam kalitemiz bozuluyor.
aldim sazi elime. bu sefer isimiz daha zor cunku damla da beni annem uyutsun diye agliyor bir yandan... bu arada onu da disipline sokacagim bugunden itibaren, iyice yoldan cikmis cunku... bi baktim saat 10 damla daha uyanik.. neyse o ayri hikaye. ben tunayla ilgilenirken ve tuna aglarken surekli bagirdi annneeeee diye.
tunayi gun asiri yikiyorduk, uyku egitimi suresince banyoyu uykuya baglasin diye 3 gun ustuste yikadik. rutin ve rituel sart: banyo - biberon - ninni - yatak.
ferberin sureleri 3 - 5- 7 – 7 idi galiba. ilk gun toplam 54 dakika surdu uyumasi, aglamasi da eh 35 - 40 dk olmustur, bu sureye benim yanina gidip kucagima alip sakinlestirme cabalarim da dahil..
bu seferki modifiye ferber oldu biraz, artik iyice uykusu gelince yanina gidip eeee deyip poposunu tipisladim. işki dk icinde uyudu. aslinda bunu da yapmamak gerek. Hatta bu geceden itibaren yapmayim bari.
İlk gece iki kez uyandi, kucagima almadim zaten gozleri kapaliydi, pispisladim, vurdum sirtina geri uyudu.
ertesi gun 5-7-dk agladi sonunda yanina gittigimde baktim agliyor ama numaradan, gozleri kapali, soyle bir sirtina vurdum hemen uyudu. gece bir kez uyandi.
ucuncu gun 5 dk agladi aglamadi hemen gittim pit pit iki sefer vurdum, yani son noktayi benim koymami bekliyor. olsun o da olur :) gece bir kez uyandi.
dorduncu gun bes dk.da uyudu, gece hic uyanmadi.
boyle iste. simdi tek sorunumuz sabah 6da uykusu bitip uyanmasi :) gece uyanmayinca uykusunu alip erken kalkiyor ama olsun, erken kalkmaya benim itirazim yok zaten ben de kalkiyorum.
SONUC: Bu yontemi denemek isteyenler varsa istikrarli olun. ne yapmaya calistigini bebegin anlamasina izin verin. kararli olun.
cocuklar istikrar ister ve disiplinden hoslanir.
kolay gelsin
Resimde: Pijama üstü beyaz gömlek ve futbol topu birlikteliği ile yetiştirmek istediğim erkek profili :) Yaşasın kötülük :)

12 Kasım 2009

Yatır kaldır yöntemi - 4 .gün

Akşam banyodan sonra kısmı OK
Dün gece 4'ten bese uyuyamadı (sebebi 4 gündür kaka yapmamış olması olabilir diye düşündüm çünkü sabah kakasını yapıp 2 bucuk saat uyudu sabah uykusunda)
Şimdilik asayiş berkemal. Çok şükür operasyon kansız geçti.
Bu seriye son verirken küçüklerin gözlerinden büyüklerin ellerinden öperim.
Kendime ve yeni bebeği olanlara da nice kesintisiz gece uykuları dilerim.

11 Kasım 2009

Yatır kaldır yöntemi - 3 .gün

Çok vaktim olmadığından kısaca özetleyeyim.
Akşam (gece) uykusuna uyuması 5 dakikadan kısa, ağlama süresi: 10 saniyeden kısa
Gece 3buçuk alışkanlığında emmeden geri uykuya dönmesi: 5 dakikadan kısa
Sabaha kadar 5 saat kesintisiz uyumanın değeri paha biçilemez hahahaha :)
Maşşallah benim aslan oğluma

Not: Yatır kaldıra başlarken amaçlarımdan biri gündüz uykularını uzatmaktı ama gündüzleri elimde olmayan sebeplerden evde olamadım ya da ben uyutamadığımdan bu noktada henüz başarı elde edemedik :(

9 Kasım 2009

Yatır kaldır yöntemi - 2 .gün

Bugün daha iyiydi. Tuna beyi uyutmak için evde kaldım, bakıcımıza da yatır kaldırı öğrettim. Pek ikna olmadıysa ve biraz mızıldandıysa da (of bu ne ya işin yoksa yatır kaldır on saat) itiraz da etmedi.
İlk iki uykusunu beraber uyuttuk. Uykularının ortasında uyandı, yatır kaldırla ikişer saate tamamladık. Akşamüstü olan yarım saatlik şekerlemesinde de çok şükür sorun olmadı.
Bugünkü uykularındaki toplam ağlama + uyuma süreleri:
1. 20 dk
2. 20 saniye ağlama 10 dk uyuma, ortasında 15 dk daha mızıldanma + uyuma.
3. 5 dakika ağlama 10 dk uyuma
4. Gece ise 10 dk kadar ağlama + mızıldanma, gazı varmış meğer, çıkarınca 5 dk.da uyudu.

Bakalım gece nasıl olacak...
Dün geceyi yazmıştım, 3 kez uyandı yatır kaldır sonrası, sabah 5'te emdi, uyuyamadı 1 saat ama sonra gene 7'ye kadar uyudu.

Durum böyleyken böyle.

8 Kasım 2009

Yatır kaldır yöntemi - 1 .gün

Beni izlemiş olanlar varsa bilirler, Damla hanımın uykuları (yaklaşık 16 aylıkken) çığrından çıkmış ve bir öğlen onu uyutmak için 50 dk ağlaması üzerine, ani bir kararla, uzun süredir inceleyip öğrendiğim Ferber yöntemini uygulamaya ve bu uyku komedisini bitirmeye karar vermiştim.
Kanlı bir yöntemdi Ferber, riskliydi de. Ama (ÇOK ŞÜKÜR) biraz da Damla hanımın kitap bebek olmasının etkisiyle 4 günde bitmişti o iş, ve toplam ağlama süresi hiç 50 dakika olmadan.
Bloglarda yaptığım incelemelerde ve gelen yorumlardan, Ferber'le mutluluğu yakalayan bir Sardunya var aklımda, bir de benim arkadaşım Damla ve kızı Başak. Bir de Bogcu anne sanırım.
Sonra Tracy'nin yatır kaldır yöntemiyle tanıştım, ilkin bizim ikizlerde denedi annesi ve ikisi de kendi kendilerine uyumayı öğrendi.
O zaman karar vermiştim, Tuna kuşunun uykusunun kontrolden çıkmasına izin vermemeye. Nitekim, ayakta sallamak kucakta sallamak vs... en büyük düşmanlarım oldu. Şşşş pat ile uyuttum oğluşumu, çok da başarılı oldu diyebilirim. Hatta bebek arabası ya da normal arabada bile uyuyamaz.
Ama artık 4 ayı bittikten sonra hem 3 saatlikten 4 saatlik EASY'ye geçiş, hem geceleri emme alışkanlığını artık kırmak istemem, hem de işe başlayacak olmam ve bir an evvel düzenimizin oturması gerektiğinden, babamızın sınavının bittiği bugün başladık hayırlısıyla... Yatır kaldırın ne ve nasıl birşey olduğunu anlatmayacağım uzun uzun, google'layınca birçok blogda çook güzel anlatılmış zaten. Hatta Tracy'yi okumayıp bizzat anlatan annelerden bile öğrenmek mümkün...
Söylemem gereken en önemli şey, yatır kaldırın da sütten çıkmış ak kaşık olmadığı ve en az Ferber kadar kanlı geçen bir süreç olduğu...
Bugün sabahtan bu yana yatırdım kaldırdım yatırdım kaldırdım.. Ben bittim Tuna'nın ağlaması bitmedi anasını satayım! Gece vardiyasını heyecanla bekliyorum velhasıl kelam.....
Bu yazıyı da bir seri olarak yazmak istiyorum, bakalım neler olacak merakla bekliyorum.
Bugünden notlar:
1. Sabır sabır yaaaa sabır.. Tüm eğitim metodlarının temeli sabır. Ben bu yaşımda bunu anladım.. Ne yaparsan yap bu küçük bücürler senin sabrını deniyorlar.
2. Ağlıyor kardeşim çocuk. Susmuyor. Aaaa gel Tracy kolaysa sen sakinleştirip geri yatır :)
3. Ama Tracy, Allah gani gani rahmet eylesin, sürekli kulağımdaydı sesi, sürekli bana, sabır sabır olacak merak etme deyip durdu.
4. Sırasıyla bugünkü 4 uykuda yatır kaldır süreleri (aslında ağlama-uyku süreleri)
1. 45 dk
2. 25 dk
3. 40 dk
4. 5 dk
5. Gerçekten de kesintisiz uyudu diyebilirim. Düne kadar kundakla, karanlık sessiz odada uyuyor ve en ufak seste ya da kendi kendine uyanıp destek olmadan geri uykuya dönemiyordu. Şşş pat istiyordu, teypte sürekli şşşş diyen benim sesim, yanında sürekli patt yapan bir el! Bugün ise maşallah kundaksız sessiz kapısı açık.. İkide bir uyanmadan. Maşallah vallahi.
6. Aslında Tuna kitap bebek değil tam, biraz da Nazlı bebek ama ben bu yeni sistemin cevap vereceğine inanıyorum.
7. Bütün mantıklı ve akıllı sistemler işe yarıyor galiba.
8. Geri gel kesintisiz gece uykularım. Gözlerimin şişleri in. Yaşam geri dön.

Aaa unuttum, ben bir de rejime başladım. Acilen 5 ayda 15 kilo vermem gerek :)) Hahahaha nasıl ama süper di mi...
Nil Gün beni bir gaza getiriyor bir gaza getiriyor vermemek mümkün değil kilo. Sonra da gidip LPG yaptırıcam göbeğime. Şu Mayıs gelmeden 55 kilo olmam gerek. Ara ara yazarım kilomu. Bakalım Nil Gün işe yarıycak mı hahahhaaah :)

13 Ekim 2009

Terrible two:2 - Anne 1 mağlup

Gene uyutamadım... Dr Fatma hanımın fendi bir günlükmüş :(
Anaokulunda uykuya talim.....
Not: Merak ediyorum uyuması için ekstra ne kadar isteyecekler, sonuçta o saatlerde kimse onunla ilgileniyor olmayacak...

12 Ekim 2009

Terrible two:1 - Anne 1 berabere

Resim: Gülümseten bir resim, Ayşe bebek Tuna'ya ne kadar benziyor değil mi?

Resim: Bu hayatımda gördüğüm en sevimli fare, bunu oğluma hediye eden güzel insanı da iyi ki tanımışım, belirtmek istedim... Daha sık buluşsak ne iyi olur....

Bu uyku sorunu çözülmeyecek gibi...
Damla hanım baktım ki uyumayınca sapıtıyor, gözlerinden uyku akıyor, ihtiyacı olmadığından değil sırf inadından uyumuyor (çünkü gözleri kapanıyor, aynı ben ders çalışırken olduğu gibi, uykusu açılsın diye eliyle gözleriin açıyor falan eşşek sıpası).. Ben de öğretmeniyle konuştum bari okulda arkadaşlarıyla uyusun diye.. Tabii tahmin ettiğim gibi bir dakikada uyumuş.. Hatta ben uyumayı reddediyor falan diye orda da ağladığımdan, şaşırmışlar hemen uyuyunca.. Ben de dedim ki, onun uyutulması gerekmez uyumayı biliyor, tek sorun uyumayı kabul etmesinde sonrası zaten bir dakikalık iş...
Sonra cumartesi, yeni gitmeye başladığımız dr.umuzun verdiği ilaçlar kızımın 1 aydır süren öksürüğünü geçirmeyince, hatta artınca, apar topar kendi dr.umuz Fatma hanıma gittik (muayehaneye geçmişti, ben de hastaneye gitmek istiyordum ama galiba yine Fatma hanıma döneceğim.. Oğlak burcuyum alışkanlıklarımı değiştiremiyorum, kadın birçoklarına sıkıcı negatif asık suratlı gelse de hem ben ona hem de o çocuklara çok alışmıştı 2 yıldır, ikisinin de doğumuna girip o günden beri takip ediyordu)... Fatma hanımı Damla da iyi tanıyordu...
Kısacası ondan da icazet alayım uyku için dedim... Sadece, hatta Damla'ya hitap etmeden, öylesine ortaya..
Sakin bir ses tonuyla..
Bir süre daha uyuması gerek daha küçük dedi.
Bu kadar.
Bir kez söyledi.
Damla'ya bakıp duyup duymadığına emin olmaya çalıştım. Anneannesine gidip, "anne Fatma teyze öğlenleri uyu dedi" deyince duyduğundan emin oldum.
Damla öğlen kendikendine yatağına gitti.. Oyuncağına sarıldı. Uyudu.
bir dakikada.
Bu geçici mi kalıcı mı Allah biliyor ama ben şu kadarını söyliyim: Büyüksün Dr Fatma Hn.

Not: Aslında cumartesi günkü ziyaretin bize daha önemli kalıcı etkisi ANTİBİYOTİK oldu... Beni takip edenler varsa bilirler antibiyotik düşmanı bir dr olduğumu. Ama bu sefer itiraz edemedim. Diğer dr da bellibelirsiz bir "atipik pnömoni?" lafı etmişti ama akciğer grafisi çektirmek istememiştim kızıma. Fatma hn benim uyuyamacağımı bildiğinden çaktırmadı, bu hastalığın adını da anmadı ama beni ikna etti antibiyotik kullanmaya (bir aydır devam eden öksürük sadece alerjik postnazal akıntıyla olur mu, pürülan sekresyonu var vsvs) Ama ben biliyorum ki Klacid atipik pnömoninin klasik ilacı... Bunu bildiğim için itiraz bile etmedim. Kısa bir süre kendimle çeliştim biraz da Şebnem'i yedim ama başladım ilaca.
Ve fakat.... Bunun tadı çooooook kötü ve benim şurup manyağı kızım bile içmiyooorrrrr.. Napıcam bilmem. İki kez verdik ilk gün iki kez kustu... Ne yaptıysak olmadı. E çocuk da haklı iki yıldır antibiyotik kullanmadı ki (antibiyotiklerle ilgili daha önce yazmıştım ama bir yazı daha yazasım var.. Geçmişteki prasityenlik günlerimde dırdırcı annelerin solunum yolu enf olan çocuklarına antibiyotik yazana kadar onları eğitmeye mi çalışsaymışım acaba diyorum ama o kadar çoktular ki, günde 50 kişiyi ikna etsem ömrüm çürürdü edemezdim de.. Ara ara denerdim bak bu viral enf gerek yok diye ama 1 aydır öksürüyor ateşli biz anca getirdik derlerdi, üzerine kesin bakteriyel enf da eklenmiş olurdu, evet evet doğru yapmışım.. burda antiparantez bir vicdan muhasebesi izlediniz)
Kısacası Klacid maceramız devam edecek.. Ama Damla'nın öksürüğü daha ilk günden azaldı diyebilirim.

5 Ekim 2009

Terrible two inadı: 1 – Anne inadı: 0

Öğle uykularımızı bıraktık.
İlk defa pes ediyorum. Onun için yararlı olduğunu, ihtiyacı olduğunu bilsem de, “uyumayı reddediyorum anne” lafı karşısında bir şey yapamadığımı ve o yatağına girmeyi bile kabul etmezken, kızımı uyutamadığımı itiraf ediyorum.
Bu da bir dönemin sonuymuş.
Bu arada, elveda gündüz Damla hanım uyurkenki iki saatlik molalarım.. :)

30 Temmuz 2009

Çalışan makine tamir edilir mi

Bkz. Uyuyan bebeğin ağzından emzik alınır mı
Bkz. Daha önce yaptın uyanacağını biliyorsun, aynı boku neden tekrar yiyorsun
Bkz. Sinir krizi geçiren bebek
Bkz. Tracy der ki "Nazlı bebekler uykuya çok hassastır kolayca meltdown yaşarlar"
Sonuç: Özür dilerim oğlum eşeklik ettim şimdi de seni sakinleştiremiyorum ağlıycam yahu

28 Temmuz 2009

Uyumayı unutan bebek


Gece 4’te uyanıp sabah 6’da hala uyanık olan Tuna ne yapılır?
A) Kaynar kazana atılır, altına da odun atılır
B) Kapıcıya verilir o da kapıcı pazarında satar
C) Altınoluk’ta nasıl olup da gece emmek için bile uyanmadığına şaşılıp kalınır
D) 6’da güç bela uyuyakalınca o kadar masum görünür ki, koklayıp öperken geri uyandırılır
E) Hepsi.

Doğru cevap: E

1 Temmuz 2009

Anne - kız saati


Zaman buldukça, "iyi fikirler"imi burada, beni okuduğunu tahmin ettiğim (ama kim olduklarını bilemediğim :) ) kişilerle paylaşacağım.. Belki birilerinin daha işine yarar..

"İşine yaramak" bence iki yaşında çocuğu olan her anne-babanın bildiği bir terim. Zira herhangi bir şey, bir yol, bir yöntem, krizleri atlatmada, iki yaş dönemini daha kolay geçirmede en fazla "işe yarar" ve o da muhtemelen geçici bir süre ile...

Neyse.. Gelelim "anne-kız saati"ne.

Damla hanımın uyku saatleri, son zamanlarda iyice çığrından çıkmıştı. Gündüz ve gece, uyumamak için direniyor, yatağa yatmamak için ağlıyor, bağırıyor, kaçıyordu. Ben de hamileliğimin son dönemlerinde olmam nedeniyle rahat hareket edemiyor, onu zaptedemiyor ve çok zorlanıyordum. Gündüz uyutma işini hepten anneme devretmiştim, geceleri ise bir saatlik bir mücadelenin ardından uyumaya ikna olup, beş dakika içinde kendi kendine uyuyordu (Damla'nın uykuya dalmada bir sorunu yoktu, kendi kendine uyumayı da biliyor. Tek sorun uyumaya ikna olmasındaydı.)

Oysa uyku saatleri benim için çok özeldi, kızımla başbaşa kalabildiğim, banyodan sonra onu öpüp koklayabildiğim, doya doya gördüğüm - ikimize özel- tek saatler bunlardı. Bunu onun da bilmesinin nasıl olacağını düşündüm bir gün. Özellikle bebek doğduktan sonra kızımla başbaşa kaldığımız saatler iyice azaldığından, uyku saatlerimizin bize özel olduğunu ve çok kıymetli olduğunu ona da anlatmaya karar verdim.

Tabii lansman her zaman önemlidir (derim ben hep:) ). Önce bunun için güzel bir reklam kampanyası düşündüm. Adını "anne-kız saati" koyduğum yeni bir uyku ritüeli yarattım Damla için. Önce gece uykusundan başladık. Birgün ona, bundan sonra onu sadece benim uyutacağımı ve uykudan önceki bir saati başbaşa geçireceğimizi, bunun adının "anne - kız saati" olduğunu ve kimsenin bu saatte odamıza giremeyeceğini, bizden birşey isteyemeyeceğini, ne istersek yapabileceğimizi anlattım. Saatimiz sütümüzü içtikten ve beraber seçtiğimiz bir Ayşegül kitabını (kitabın Ayşegül olması başta önemliydi çünkü ritüeller net ve sınırları belirli olmalı.. Artık başka kitaplar da okuyoruz) yatağında okuduktan sonra uyku ile sona erecekti. Önemli bir kural ise ağlamanın yasak olduğu ve ağlayarak saatimizi bozmaması gerektiğiydi.

Başlangıçta, Damla hanım algılayıncaya kadar bir iki gün bocaladık. Ama örneğin babası geldiğinde odamıza almayarak, Tuna ağladığında ona şu anda babasının bakacağını çünkü bu saat boyunca benim Damla'ya ait olduğumu söyleyerek vs. ritüelimizin önemini pekiştirdik.

Bir kaç gün sonra Damla olayı tamamen kavradı. Saatimizin tadını çıkarmaya başladı. Ona vermek istediğim mesajı almıştı. Gün boyunca ne olursa olsun, ne kadar az görüşürsek ya da ben bebekle ne kadar ilgilenirsem ilgileneyim, yatma saati geldiğinde annesi en az bir saat boyunca sadece ona ait olacaktı.

Dün gece uyku saatine 15 dk kala üç kez "anne - kız saati daha gelmedi mi" diye sordu. Bu da bana doğru yolda olduğumuzu gösterdi.

Artık kitabımız bitince kendi kendine yatıyor, Pony'sini eline alıp beş ya da en geç on dakika içinde uyuyor. Bu sırada ben de o uyuyana kadar odasında bekliyorum. Bu arada da bir kez çiş ya da su bahanesi ile şansını denemeye devam ediyor.

Ama çok şükür (belki de şimdilik?) bu fikir işe yaradı, hem kızımın uyku öncesi sendromları azaldı hem de bana onunla başbaşa ve çook keyifli bir saat geçirme fırsatı verdi.