Ah gözümün nuru cancağızım...
Bi anlayabilsem seni... Bir çözebilsem ne demek istediğini!
Bazen yatağına yatırıyorum on dakikada uyuyorsun, annecim iyi geceler deyip.. Bazen iki saatte uyumuyorsun, hem babana hem bana sinir krizi geçirtip.. Sebebi olmayan ağlamalar.. bağırmalar.. Çığlık çığlığa hepimize sabır imtihanı yaptırmalar.
Ah be güzel kızım, insanın sabır eşiğinin yüksek olması için dinlenmiş olması ve saatin gecenin birbuçuğu olmaması daha uygun annecim.
Gel anlaşalım. Bir gece önce iyi uyuduğum gecelerde yap sen şunu, hem de daha erken gir sinir krizine de.. sonra bize de biraz vakit kalsın. Yoksa böyle sinirleri bozulmuş, senin çıkardığın gürültüden harap bitap olmuş şekilde -ve yine hiç dinlenemeden - biten günler birbiri ardına eklendikçe fena oluyoruz biz.
Ne ders çalışabiliyoruz ne iki kelime edebiliyoruz. Ben düşünüp duruyorum kukumav kuşu gibi biryerde hata mı yapıyorum diye. Hata da yok ki.. Sebebi de yok.. Eh biraz iki yaş sendromu biraz kardeşim geldi hoşgeldi sendromu. Olan bize oluyor.. Sen sabah güvercini gibi şen şakrak uyanıyorsun yine :)
Bir dahaki sefere farklı davranıcam, daha sabırlı olucam, kızmadan geçmesini bekliycem diyorum, ama öyle yorgun uykusuz ve hazırlıksız yakalıyorsun ve o kadar uzun sürüyor ki ağlaman...
Aaah ah gel üç yaşımız diye gün sayıyorum...

Ah be canım yavrum seni ne çok seviyorum bilsen....