Buyrun, ben

Buyrun, ben
terrible two etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
terrible two etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2010

"Milk" sorunsalı

Koca kişisiyle ara ara İngilizce söylerdik bazı şeyleri, bücürler anlamasın diye.
Örneğin bugün, dışarı çıkacağımız zaman, "aşkım milk alalım mı" dedim (hani süt lafını duyan bazı cüceler süt diye tutturmasın vakitli vakitsiz diye)
Dedi ki.
"May I take milk anne?"
O ne demek kızım dedim
Süt alabilir miyim anne dedi.
Şiştim vallahi.
Biz acilen İtalyanca Almanca falan bazı başka diller öğrenip geliyoruz.

İki yaş sendromu

Bu iki yaş sendromunun iki yaş bitince geçmesi gerekmiyor muydu? Terrible two horrible three denen şey doğru muymuş gerçekten?
Ben ne yapacağım, bu model gitgide zorlaşıyor
arkadan da terrible two geliyor imdaaaat yetişiiiin

13 Ekim 2009

Terrible two:2 - Anne 1 mağlup

Gene uyutamadım... Dr Fatma hanımın fendi bir günlükmüş :(
Anaokulunda uykuya talim.....
Not: Merak ediyorum uyuması için ekstra ne kadar isteyecekler, sonuçta o saatlerde kimse onunla ilgileniyor olmayacak...

12 Ekim 2009

Terrible two:1 - Anne 1 berabere

Resim: Gülümseten bir resim, Ayşe bebek Tuna'ya ne kadar benziyor değil mi?

Resim: Bu hayatımda gördüğüm en sevimli fare, bunu oğluma hediye eden güzel insanı da iyi ki tanımışım, belirtmek istedim... Daha sık buluşsak ne iyi olur....

Bu uyku sorunu çözülmeyecek gibi...
Damla hanım baktım ki uyumayınca sapıtıyor, gözlerinden uyku akıyor, ihtiyacı olmadığından değil sırf inadından uyumuyor (çünkü gözleri kapanıyor, aynı ben ders çalışırken olduğu gibi, uykusu açılsın diye eliyle gözleriin açıyor falan eşşek sıpası).. Ben de öğretmeniyle konuştum bari okulda arkadaşlarıyla uyusun diye.. Tabii tahmin ettiğim gibi bir dakikada uyumuş.. Hatta ben uyumayı reddediyor falan diye orda da ağladığımdan, şaşırmışlar hemen uyuyunca.. Ben de dedim ki, onun uyutulması gerekmez uyumayı biliyor, tek sorun uyumayı kabul etmesinde sonrası zaten bir dakikalık iş...
Sonra cumartesi, yeni gitmeye başladığımız dr.umuzun verdiği ilaçlar kızımın 1 aydır süren öksürüğünü geçirmeyince, hatta artınca, apar topar kendi dr.umuz Fatma hanıma gittik (muayehaneye geçmişti, ben de hastaneye gitmek istiyordum ama galiba yine Fatma hanıma döneceğim.. Oğlak burcuyum alışkanlıklarımı değiştiremiyorum, kadın birçoklarına sıkıcı negatif asık suratlı gelse de hem ben ona hem de o çocuklara çok alışmıştı 2 yıldır, ikisinin de doğumuna girip o günden beri takip ediyordu)... Fatma hanımı Damla da iyi tanıyordu...
Kısacası ondan da icazet alayım uyku için dedim... Sadece, hatta Damla'ya hitap etmeden, öylesine ortaya..
Sakin bir ses tonuyla..
Bir süre daha uyuması gerek daha küçük dedi.
Bu kadar.
Bir kez söyledi.
Damla'ya bakıp duyup duymadığına emin olmaya çalıştım. Anneannesine gidip, "anne Fatma teyze öğlenleri uyu dedi" deyince duyduğundan emin oldum.
Damla öğlen kendikendine yatağına gitti.. Oyuncağına sarıldı. Uyudu.
bir dakikada.
Bu geçici mi kalıcı mı Allah biliyor ama ben şu kadarını söyliyim: Büyüksün Dr Fatma Hn.

Not: Aslında cumartesi günkü ziyaretin bize daha önemli kalıcı etkisi ANTİBİYOTİK oldu... Beni takip edenler varsa bilirler antibiyotik düşmanı bir dr olduğumu. Ama bu sefer itiraz edemedim. Diğer dr da bellibelirsiz bir "atipik pnömoni?" lafı etmişti ama akciğer grafisi çektirmek istememiştim kızıma. Fatma hn benim uyuyamacağımı bildiğinden çaktırmadı, bu hastalığın adını da anmadı ama beni ikna etti antibiyotik kullanmaya (bir aydır devam eden öksürük sadece alerjik postnazal akıntıyla olur mu, pürülan sekresyonu var vsvs) Ama ben biliyorum ki Klacid atipik pnömoninin klasik ilacı... Bunu bildiğim için itiraz bile etmedim. Kısa bir süre kendimle çeliştim biraz da Şebnem'i yedim ama başladım ilaca.
Ve fakat.... Bunun tadı çooooook kötü ve benim şurup manyağı kızım bile içmiyooorrrrr.. Napıcam bilmem. İki kez verdik ilk gün iki kez kustu... Ne yaptıysak olmadı. E çocuk da haklı iki yıldır antibiyotik kullanmadı ki (antibiyotiklerle ilgili daha önce yazmıştım ama bir yazı daha yazasım var.. Geçmişteki prasityenlik günlerimde dırdırcı annelerin solunum yolu enf olan çocuklarına antibiyotik yazana kadar onları eğitmeye mi çalışsaymışım acaba diyorum ama o kadar çoktular ki, günde 50 kişiyi ikna etsem ömrüm çürürdü edemezdim de.. Ara ara denerdim bak bu viral enf gerek yok diye ama 1 aydır öksürüyor ateşli biz anca getirdik derlerdi, üzerine kesin bakteriyel enf da eklenmiş olurdu, evet evet doğru yapmışım.. burda antiparantez bir vicdan muhasebesi izlediniz)
Kısacası Klacid maceramız devam edecek.. Ama Damla'nın öksürüğü daha ilk günden azaldı diyebilirim.

5 Ekim 2009

Terrible two inadı: 1 – Anne inadı: 0

Öğle uykularımızı bıraktık.
İlk defa pes ediyorum. Onun için yararlı olduğunu, ihtiyacı olduğunu bilsem de, “uyumayı reddediyorum anne” lafı karşısında bir şey yapamadığımı ve o yatağına girmeyi bile kabul etmezken, kızımı uyutamadığımı itiraf ediyorum.
Bu da bir dönemin sonuymuş.
Bu arada, elveda gündüz Damla hanım uyurkenki iki saatlik molalarım.. :)

11 Eylül 2009

Dışı seni yakar içi beni

Ah gözümün nuru cancağızım...
Bi anlayabilsem seni... Bir çözebilsem ne demek istediğini!
Bazen yatağına yatırıyorum on dakikada uyuyorsun, annecim iyi geceler deyip.. Bazen iki saatte uyumuyorsun, hem babana hem bana sinir krizi geçirtip.. Sebebi olmayan ağlamalar.. bağırmalar.. Çığlık çığlığa hepimize sabır imtihanı yaptırmalar.
Ah be güzel kızım, insanın sabır eşiğinin yüksek olması için dinlenmiş olması ve saatin gecenin birbuçuğu olmaması daha uygun annecim.
Gel anlaşalım. Bir gece önce iyi uyuduğum gecelerde yap sen şunu, hem de daha erken gir sinir krizine de.. sonra bize de biraz vakit kalsın. Yoksa böyle sinirleri bozulmuş, senin çıkardığın gürültüden harap bitap olmuş şekilde -ve yine hiç dinlenemeden - biten günler birbiri ardına eklendikçe fena oluyoruz biz.
Ne ders çalışabiliyoruz ne iki kelime edebiliyoruz. Ben düşünüp duruyorum kukumav kuşu gibi biryerde hata mı yapıyorum diye. Hata da yok ki.. Sebebi de yok.. Eh biraz iki yaş sendromu biraz kardeşim geldi hoşgeldi sendromu. Olan bize oluyor.. Sen sabah güvercini gibi şen şakrak uyanıyorsun yine :)
Bir dahaki sefere farklı davranıcam, daha sabırlı olucam, kızmadan geçmesini bekliycem diyorum, ama öyle yorgun uykusuz ve hazırlıksız yakalıyorsun ve o kadar uzun sürüyor ki ağlaman...
Aaah ah gel üç yaşımız diye gün sayıyorum...
Ah be canım yavrum seni ne çok seviyorum bilsen....

10 Nisan 2009

Terrible two ve Arap...

Kızım tavuk suyuna çorbayı elleriyle yemek (içmek) isteyip de bunun için ısrar edince, baktım ki imkansızlığını anlatmam mümkün olmayacak, dedim ki,
"Kızım bir tek Araplar yemeği elleriyle yer.. biz çatal kaşıkla yeriz"
O da dedi ki (ama ağlayarak)
"Ama ben Arapıııııımmmmmmm".

Terrible two maceralarını ve çözüm önerilerini de birgün post olarak yazmayı düşünüyorum.
Aslında sığmaz blogger'a, en iyisi kitap yazayım :))))