Benimkiler..

Benimkiler..

20 Nisan 2016

Zamanı düzenleme

Bu düzenleme işini sevdim. Elif'in önerisiyle satın aldığım ama henüz elime ulaşmadığından okumadığım, Bayan Marie Kondo'nun kendi geliştirdiği Konmari yöntemini anlattığı kitabı bana zamanı düzenlemeyi çağrıştırdı.

Bir gün 24 saat ama bana yetmiyor. Gerçekten yetmiyor. Yapmak istediğim çok şey var ama yapamıyorum. Daha doğrusu düzenli hiçbirşey yapamıyorum. Ben her salı şunu yaparım dediğim bir şey yok. Aslında var, üç yıldır kışları, muhteşem düzenli olmasa da dans etmeye gidiyoruz eşimle beraber. Haftada iki kez, salsa. Çok ama çok sevdim ben dans etmeyi.
Bunun dışında rutin hayatımız iş güç peşinde geçiyor desem doğru. Ama ben bundan nefret ediyorum desem o da doğru. Yaşımız ilerledikçe, yapmak isteyip de yapamadıklarımın “to do list”i uzayıp gidiyor. Ara ara eski defterlerimi günlüklerimi buldukça ya da bloğumdaki eski yazılarımı okudukça bakıyorum ki değişen bir şey yok hiç.. Hep aynı şeyler to do:
-- Spor yapmak
-- Yogaya tekrar başlamak
-- Kitap okumak
-- Bilimsel yazılarımı yazıp tamamlamak
-- Ders çalışmak.

Zaman zaman ataklar halinde spor yapmıyor, kitap okumuyor değilim. Ama bildiğim arkadaşlarım var mesela, hep ama hep, ben bildim bileli sporunu hiç aksatmayan, ben onlardan ol(a)madım. Ya da düzenli kitap okuyamadım. Elimde bir kitap her zaman var mutlaka, ama bazısı bir ayda bitiyor bazısı bir günde, Maalesef bazıları da bitmiyor.

Hep tasarladığım ama yapamadığım zaman planlamayı artık devreye sokmak istiyorum. Mesela her salı spor yapayım her perşembe kitap günü olsun vs. Tabii mesela dün çalıştığım İngilizce yazılım (!) gibi ekstralar hep oluyor, bu da işi zorlaştırıyor.

Aslında hafta içi hafta sonu diye bir ayrım yapmak mantıklı olabilir. Hafta içi evde, kitap – ders – ödev – vs haftasonu dışarıda yapılacak spor – arkadaş buluşması – vs..

Kısa vadeli programımı sunuyorum:
Şimdi Mayıs ayı için mesela spor salonuna yazılıp bir aylık bir hızlı fitness planım var. Pazartesi çarşamba perşembe cumartesi spora!
Salı – cuma – bazen pazar bacımla tenis dersi!
Oh oh.


Olmayacak biliyorum. Ama bir milyonuncu denemeye hazırım!

Hiç yorum yok: