Burası benim hayal alanım. Adım Hayal. Kendi kendime gezintiye çıkmak istediğimde buraya uğrarım. Kimseleri almam yanıma. Gülersem de kendim gülerim, ağlarsam da kendi kendime burada ağlarım.
Buyrun, ben
10 Şubat 2008
17 Ocak 2008
5 Ocak 2008
Bu hafta sonu IKEA
Damla hanımın eline her verdiğim oyuncağı (azıcık bile ilgilense) ay bunu çok sevdi işte diyerek alıyordum ki, annem bir yerde dur dedi. İnsaf kızım fili var ya.. dedi. Üç tane muhtelif büyüklüklerde dedi. Bu kadar büyüğü yok dedim. Ama miniciği var dedi.
Kocişim eve gelince itiraf etti: Orada yemek kaşığı bile versen severdi, oyuncak hoşuna gittiğinden değil dedi.
Ama almama engel olmadı hiçbirini.
Fil hariç.
+kopya.jpg)
Minik kalbim hiç kucağımdan inmedi. Ben sonunda pes ettim, babasına atıp kaçtım. Sonra da market arabasına bindirdim, bebek arabasını da hatta ona koydum. Biraz rahat ettik.
+kopya.jpg)
Yemek yedik. Meyve ve yoğurt da yedik.
Kocişim eve gelince itiraf etti: Orada yemek kaşığı bile versen severdi, oyuncak hoşuna gittiğinden değil dedi.
Ama almama engel olmadı hiçbirini.
Fil hariç.
+kopya.jpg)
Minik kalbim hiç kucağımdan inmedi. Ben sonunda pes ettim, babasına atıp kaçtım. Sonra da market arabasına bindirdim, bebek arabasını da hatta ona koydum. Biraz rahat ettik.
+kopya.jpg)
Yemek yedik. Meyve ve yoğurt da yedik.
4 Ocak 2008
Damla hanım ile geçen hafta sonu..
Çiçeklerden yemişten sarı saçlı bebekten
18 Aralık 2007
Minik kalbim hasta oldu.
Ah miniğim, minik kalbim. Nasıl da öksürüyorsun.. Benim içim parçalanıyor sen öksürdükçe. Nasıl korkulurmuş insanın kalbine birşey olacak diye!
Canım yavrum, senin baban var ya, yıllardır bana baktı büyüttü, şimdi de seni büyütüyor. Ben hastanede çok yoruluyorum, akşam 8'de uyumuşum, gece uyandım bir baktım babacığın uyumamış, odandaki çekyatta kıvrılmış, sabaha kadar başını beklemiş. Sen öksürmekten uyuyamıyorsun, o da her seferinde seni pışpışlamış, korkma diye.
Çok şükür Allah'ıma sizi bana verdiği için.
Sen de çabuk iyileş emi yavrum.
Gül yüzün hep gülsün.Allah nazarlardan saklasın seni.
Canım yavrum, senin baban var ya, yıllardır bana baktı büyüttü, şimdi de seni büyütüyor. Ben hastanede çok yoruluyorum, akşam 8'de uyumuşum, gece uyandım bir baktım babacığın uyumamış, odandaki çekyatta kıvrılmış, sabaha kadar başını beklemiş. Sen öksürmekten uyuyamıyorsun, o da her seferinde seni pışpışlamış, korkma diye.
Çok şükür Allah'ıma sizi bana verdiği için.
Sen de çabuk iyileş emi yavrum.
Gül yüzün hep gülsün.Allah nazarlardan saklasın seni.
15 Aralık 2007
Kizimla gectigimiz haftasonu
6 Aralık 2007
Çığlık attıran cümleler
Tepişin annesi için yazıyorum :)
.JPG)
Bana bugüne kadar çığlık attıran (ama gerçek çığlık) cümle şuydu:
"Vah vaaaahhh yazıık çocuğaaa..."
Resimdeki çocuğa yazıkmış. Çocuk benim. Tamam küçüktü. Evet ama bunlar zaten küçük doğuyor. Zamanla büyüyorlar.
Kızım kalbimde göğsümde en emin yerde. Süt memede. Salı pazarına da giderim heryere de. Kime ne.
Teyze söylene söylene geçince yanımdan, gerçi bisürü kişi söylerdi de, o an sabrım taştı, gittim durdurdum, nesine yazık teyze dedim, ne oldu bebeğime bişey mi yaptım?
Yazık yazık küçücük çocuğu niye dışarı çıkardın dedi.
Aylardan mayıs. "Niye, üşür mü" dedim.
Teyze söylene söylene yoluna devam etti.
Bi daha kimseye hesap vermedim / sormadım.
Kızımı üç günlükten beri hep dışarı çıkardım.
Pişman değilim.
Bakınız. Mesela burada da çıkarmışım.
Not: Kızım tepiş hanıma teşekkür edip kocaman öper :)
Bir de Yaban Eriği Tuba teyzesine.
24 Kasım 2007
Fotoğraf albümü
18 Kasım 2007
Tüm zamanların en keyifli fotosu
Bu işte.. Tüm zamanların en keyifli fotosu.
Damla hanım Üsküdar vapurunda. Masanın üzerinde kitap okuyor. (Belki de kitabını yiyordur)
Teyzesinin kafesinde.. Üşümesin diye polarla ve anne sevgisiyle kuşatılmış.
Anneanneyle İstanbul ünv.de.. Gerçi ünv.den çok kuşlarla ilgileniyor gibi görünüyor ama ne yapalım :)
12 Kasım 2007
Damla hanımın diş hediği
Damla hanım, dişlerini göstermez ki resmini çekelim..
.JPG)
Annesi ona diş hediği yaptı (diş buğdayı).. Herşey istediği gibi oldu çok şükür.. Buğday bile çok başarılı idi, herkes yedi.. (Portakal ağacı Hatice'ye teşekkür ederim, o olmasaydı ben kuru bir buğday haşlaması ikram edecektim misafirlere.. Ama içine nar, çukulata parçacıkları, ceviz ve pudra şekeri ekledik, oldukça başarılı oldu)..
Tek eksik fotoğraflar oldu, ne anneannenin yaptığı süpper pastaların ne de gelen konukların resmini çekebildik telaştan..
Çünkü Damla hanım nezle olmaktaydı ve çok huysuzdu.
Bir tek Ferah teyze ile şu aşağıdaki resmi çektik:
.JPG)
Bir de bunları:
Kızım mesleğini seçerken makası aldı eline ilk.. Bunu terzi olacağından ziyade anası gibi cerrah olacağına yorumlayanlar da oldu, teyzesi gibi yetenekli bir tasarımcı olacağına da..
.JPG)
Steteskopu seçmesi sanırım biraz zorla oldu :) Çünkü elinden makas, pastel boya, kredi kartı vs.yi aldık.. Kısacası steteskopa sıra gelene kadarlık hile yaptık :))
Annesi ona diş hediği yaptı (diş buğdayı).. Herşey istediği gibi oldu çok şükür.. Buğday bile çok başarılı idi, herkes yedi.. (Portakal ağacı Hatice'ye teşekkür ederim, o olmasaydı ben kuru bir buğday haşlaması ikram edecektim misafirlere.. Ama içine nar, çukulata parçacıkları, ceviz ve pudra şekeri ekledik, oldukça başarılı oldu)..
Tek eksik fotoğraflar oldu, ne anneannenin yaptığı süpper pastaların ne de gelen konukların resmini çekebildik telaştan..
Çünkü Damla hanım nezle olmaktaydı ve çok huysuzdu.
Bir tek Ferah teyze ile şu aşağıdaki resmi çektik:
Bir de bunları:
Kızım mesleğini seçerken makası aldı eline ilk.. Bunu terzi olacağından ziyade anası gibi cerrah olacağına yorumlayanlar da oldu, teyzesi gibi yetenekli bir tasarımcı olacağına da..
Steteskopu seçmesi sanırım biraz zorla oldu :) Çünkü elinden makas, pastel boya, kredi kartı vs.yi aldık.. Kısacası steteskopa sıra gelene kadarlık hile yaptık :))
5 Kasım 2007
Mutlu yıllar anneanne
24 Ekim 2007
14 Ekim 2007
7 Ekim 2007
Tek elle neler yapamazsınız?
1. Diş fırçanıza macun koyamazsınız
2. Tuvalet kağıdına (ters taraftaysa) uzanamazsınız
3. Saçınızı atkuyruğu yapamazsınız
4. Sütyeninizin arkasını kopçalayamazsınız
5. Kolyenizi (bazen de saatinizi) takamazsınız
6. Hazırladığınız ekmek arası sandviçi streç filmle kaplayamazsınız
7. Şişenize basmalı pompadan su dolduramazsınız
8. Lastik ayakkabınızı bağlayamazsınız
Liste uzayıp gidiyordu ama çok moralim bozuldu, durdum.
Üstelik bunlar daha sabah sekiz olmadan, evden çıkmadan yapamadıklarım.
Demek ki neymiş, doğum sonrası eliniz ağrırsa, iki ay beklemeyin, derste gördüğünüzde bile dikkate almadığınız tuhaf isimli bir hastalığın (bkz. De quervain tendiniti) sizi bulabileceğinden şüphelenip DOKTORA GİDİİİNNNN!!!!!
2. Tuvalet kağıdına (ters taraftaysa) uzanamazsınız
3. Saçınızı atkuyruğu yapamazsınız
4. Sütyeninizin arkasını kopçalayamazsınız
5. Kolyenizi (bazen de saatinizi) takamazsınız
6. Hazırladığınız ekmek arası sandviçi streç filmle kaplayamazsınız
7. Şişenize basmalı pompadan su dolduramazsınız
8. Lastik ayakkabınızı bağlayamazsınız
Liste uzayıp gidiyordu ama çok moralim bozuldu, durdum.
Üstelik bunlar daha sabah sekiz olmadan, evden çıkmadan yapamadıklarım.
Demek ki neymiş, doğum sonrası eliniz ağrırsa, iki ay beklemeyin, derste gördüğünüzde bile dikkate almadığınız tuhaf isimli bir hastalığın (bkz. De quervain tendiniti) sizi bulabileceğinden şüphelenip DOKTORA GİDİİİNNNN!!!!!
1 Ekim 2007
Başıma gelenler.
Ben bugün işe başladım ya aylardan sonra..
Ben doktorum ya..
Doğum yaptırırım ya..
Ameliyatlar yaparım ya..
Hasta muayene ederim ya..
Nöbetler tutarım ya ayda yedi kez..
Ayrıca yeni anneyim ya..
Altı aylık bebeğim var ya..
Onu emzirir, üstünü değiştirir, kucağımda taşır, sever, oynar, kollarımda sallayarak uyuturum ya..
Ayrıca günlük normal işlerim de var ya benim.. Yemek yerim, evi toparlar, her akşam kızımı yıkar, işe gidebilmek için günde bir - birbuçuk saat araba kullanırım ya..
İşte bu resimdeki de benim kolum. Sol kolum. Bu alçıdaki.
Ben doktorum ya..
Doğum yaptırırım ya..
Ameliyatlar yaparım ya..
Hasta muayene ederim ya..
Nöbetler tutarım ya ayda yedi kez..
Ayrıca yeni anneyim ya..
Altı aylık bebeğim var ya..
Onu emzirir, üstünü değiştirir, kucağımda taşır, sever, oynar, kollarımda sallayarak uyuturum ya..
Ayrıca günlük normal işlerim de var ya benim.. Yemek yerim, evi toparlar, her akşam kızımı yıkar, işe gidebilmek için günde bir - birbuçuk saat araba kullanırım ya..
İşte bu resimdeki de benim kolum. Sol kolum. Bu alçıdaki.
27 Eylül 2007
Benim kızım..
Benim kızım canımın içi... Aslında bitek benim değil.
Babasının teyzelerinin anneannesinin halasının.
.JPG)
Sarı tulumu var. Giyince minik bir tırtıla benziyor.
Gülünce gözleri kayboluyor.
.JPG)
Hoppalası var. Binince kahkahaları içeriden duyuluyor
Mor fili var. Onun en çok da kuyruğunu seviyor.
.JPG)
Mor filin turuncu kuyruğunu.
Benim kızım canımın içi.
Ben artık çalışan bir anneyim. Bu pazartesi o pazartesi. İşe gideceğim.
Canımın içini nasıl bırakacağım?
Babasının teyzelerinin anneannesinin halasının.
Sarı tulumu var. Giyince minik bir tırtıla benziyor.
Gülünce gözleri kayboluyor.
Hoppalası var. Binince kahkahaları içeriden duyuluyor
Mor fili var. Onun en çok da kuyruğunu seviyor.
Mor filin turuncu kuyruğunu.
Benim kızım canımın içi.
Ben artık çalışan bir anneyim. Bu pazartesi o pazartesi. İşe gideceğim.
Canımın içini nasıl bırakacağım?
20 Eylül 2007
Diş :)
18 Eylül 2007
Kizim ve Sütlü Nuriye Teyze
Bebek magazasinda calisan tezgahtar bayan dedi ki, kuklalar cocuk gelisiminde cok onemli bir yer tutarmis. Bu arkadas pedagoji okumus, o yuzden inandim dedigine. Ama sadece kukla tiyatrosu bile dunya paraydi. Bu nedenle belki de satin alayim diye diyodur oyle diye de dusundum, ne yalan soyliyim.

Sonra da gazetede okudum. Gercekten oyleymis. Kuklalar cok etkiliymis bebisler uzerinde. Mesela yemek yemediginde biz "ye yavrum bakiyim mamani" dedigimizde "iii ih" dermis, ama kukla "himm yesene cocugum" deyince yermis.
Oyle olunca ben de gittim kizima Nuriye Teyze'yi aldim.

(Sutlu lakabini annemle ayni anda dusunduk.)
Kizim, Nuriye Teyze'yi yedi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
+kopya.jpg)
+kopya.jpg)








