Ben yemek yapmayı sevmiyorum. Evrenle olan mesajlaşmalarım esnasında da bunu bolca belirtirim, farkındayım.
Beceremiyorum dedikçe de hakkaten beceremem.
Hele balık..
Oy oy oy.
On kere beceremem der dururum.
Ama, arada da, yapasım gelir, bak mesela bugün.. Vallahi de süper oldu. Niye olmasın ki? Yahu süper anne değil miyim ben? Bu kategorilerin içinde güzel yemek yapmak da yok muydu?
Aldım bugün kocayı koluma, gittik Metro Cash & Carry'ye, aldık kız gibi çipuraları, bir tarif (böyle kıytırık yerlerden de ne tarifler çıkar bu arada), metro broşüründen aldım tarifi.
Ahan da şöyle:
Kızları Borcam'a diz,
sırtlarını çiz
aralarına ve üstlerine limonları yatır,
bir tabakta şunları karıştır: domates, biber, soğanlar halka halka, sarımsaklar diş diş, maydanoz, tuz karabiber,
bunları kızların üzerine ser.
Azar terayağ, bolca zeytinyağı üzerine dök.
At 180 derece ısıtılmış fırına
Yarım saat pişir.
Vallahi de nefis oldu, keşke aklıma gelip fotoğrafını çekseydim :) Bi de mantar olsaydı, kalmamış evde. Olsun mantarsız da oldu.
Bebeklerim de bi sevdiler bi sevdiler.
Koca kişisinin ısrarına dayanamayıp üstüne gidip bi de künefe aldım (hasta ya kıyamıyorum) ama ben de yedim, oohhh kebap.
Balık üstü künefe. Maşşallah.
Ay ne açgözlü bi yazı oldu yahu.