Buyrun, ben

Buyrun, ben
ek gıdalara geçiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ek gıdalara geçiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2009

Ek gıdalara geçişin duygusal boyutu

Bugün Tuna beye ilk defa muhallebi yedirirken, çok, çok kötü oldum.
Anne sütü vermek kolaylıkla takıntı haline getirilebilecek bir konu. Bebeğinle kurduğun duygusal ve fiziksel bağ bir yana.. O miniğin sana muhtaç olduğunu, senden başka kimsenin onu besleyemeyeceğini, birbirinize ait olduğunuzu her an hatırlatan bir şey.
Bütün çabalar, sanki emzirme işi sonsuza kadar sürecekmiş gibi devam ediyor, sütüm artsın, bebeğime yetsin diye parçalanıyorsunuz.. O esnada, bir bakıyorsunuz ki bebeğiniz büyümüş, dana olmuş. Artık o kocaman vücuda anne sütü yetmiyor...
Damla'da böyle olmamıştım, açık söyleyeyim. O zaman 4 aylıkken nöbetlerim başlamış ve ayda 8 kez geceleri kızımdan ayrı kalmıştım.. Belki de bundan, 6 aylıkken de işe başlayınca süt namına bişey kalmadı yorgunluktan, çok fazla duygusal bağ geliştirmedim emzirmekle. 6 ay emsin yeter şükür derim diyordum, dedim de... Neyse ki.. Sonra da, sancısız bir geçişle yumuşakça ek gıdalara başladık, o daha az emmek istedi, süt daha az geldi, kansız oldu memeden kesmek. Zaten yorgunluktan bunun duygusal anlamlarını düşünecek halim de olmuyordu.
Bu kez, nedense, belki kendimi o an yalnız ve yorgun hissettiğimden, belki sınav derdine son aylarda bebeklerle ilgili dr. hastalık, beslenme gibi kararları üstlendiğimden, ağır geldi, bi kötü oldum oğluma sütüm dışında bişey yedirirken.

İnsanlar, HER ZAMAN, takıntılarının saçma olduğunu bilir ama gene de takarlar. Düşünürler, bu da ne saçma derler ama üzülmeye engel olamazlar. Eh, ben de ortalamadan hallice olduğumdan, bile bile, saçma olduğuna emin ola ola üzülüyorum ek gıdaya geçtiğimden. Bunu da burda itiraf ediyorum.
Bir yerde okumuştum, hatırlamıyorum. Emzirme ilişkisi kesilmesin diye ek gıdaya geçişi erteledikçe ertelediğini anlatıyordu. Anladım şimdi onu.
Sütümün besin içeriğinin tek başına bebeğime yetmeye devam edeceğini bilsem, sanki ben de bunu yaparmışım gibi geliyor. Amma mantığım ağır basıyor. Şimdilik dolaptaki benim sütlerle destek çıkıyorum (seyahatte mecbur formülle de tanışacak sıpa :( )
Neyse çok uzattım. Bu yazının özeti şudur: Benim psikolojim hiç iyi değil bu aralar.
Oh be anlattım rahatladım.

19 Kasım 2009

Kesintisiz gece uykusu denemeleri - 2. gece ve ek gıdalara geçişle ilgili notlar

Hala aynı yerde miyiz? Bir adım önde miyiz?
Hayatın yolları taşlı dikenli mi güllerle bezeli mi?
Dün bütün gün ve akşam Tuna bey tabiri caizse öküz gibi emmesine ve (Allah'tan o iki ve üç aylıkken depolayabildiğim yedekteki) sütlerden içmesine rağmen doymadı. Hani kırk yılda bir sütüm çok diyordum onda da yetmedi anasını satayım.
Ama panik yapmadım. Bu bir büyüme atağı biliyorum. Bu nedenle hem sütümü artırmak hem de bebeğimi beslemek doyurmak için elimdeki tüm kozları oynuyorum.
Her sefer her iki memeyi boşaltana kadar emzirip sonra biberon veriyorum, bazen de gerekmiyor.
Dün akşam akşam öğününde (18) ve yatmadan önce (20) biberon desteği verdim. İkinci sefer 50 cc kadar arttı (hayret, hepsini bitirmedi), artanı da 23'te o uyurken içirdim. 02, 03 ve 04.30'da uyandı, babası onu geri uyuttu (Yoksa yine açlıktan mı?). Ben narkoz almış gibi bir halde uyuduğumdan sadece uyandığını hatırlıyorum o kadar. Yapıncak, haklı olabilirsin, ama burda karmaşık bir motif var, 2, 3, ya da 4buçukta uyanıyor. Anlayamıyorum alışkanlık mı, burnu mu tıkalı.. En iyisi yarın 3'te "uyutmak için uyandırmak"....
5ten 5buçuğa kadar sanırım konuştu uyuyamadı. 5 buçukta kalkıp emzirdim (günde yarım saat - 15 dk ertelemenin uygun olduğunu düşünüyorum, hedefim sabah bu beslenme ile rutin 7'dekini birleştirmek).. Şu anda saat 6'yı 10 geçiyor ve babası Tuna'yı uyutmaya çalışıyor. Onu anlıyorum, ben de sabahın 5'inde kalkıp tıka basa kahvaltı yapsam uyuyamazdım. Bu gece / sabah çok erken beslenmelerinin kesilmesi aslında bebeğimin de iyiliğine olacak, uykusu bölünüyor! Ve ben biliyorum ki iyi bir uyku = sağlıklı bir büyüme.
Planım konusunda çocuk dr.u olan çok yakın bir arkadaşımdan destek ve taktik aldım.. Tuna tahminime göre 8 kiloyu geçti ve 6 aya yaklaştı. Anne sütünün yetmemesi normalmiş, moral bozacak birşey yokmuş (bozmuyorum zaten).. Dolaptaki sütler bitene dek ordan destekle dedi... Haftasonu bir haftalık seyahate çıkıyoruz inşallah, o zaman sütleri götüremeyeceğimden, hala yetmediğini hissedersem 2 numara formüle geçeceğim. (Damla'da da tam bu kadarken işe başlamıştım ve sütüm dramatik bir şekilde hızlıca azalıp kesildiği için formüle geçmiştik)... Artı, akşam 6 öğününde formül mama ve pirinç unu ile hazırlanmış muhallebi (bkz: 150 cc suya 3 -4 tatlı kaşığı pirinç ununu pişir, içine 4 ölçek mama). Beslerken önemli bir not: bir öğün ya anne sütü ya formül vermek gerekiyormuş, memeyi desteklemek için formül verilmeyecek, ikisi aynı anda verince sindirimi ve emilimi bozuluyormuş. Aklıma gelmişken, ton balığını da açınca 24 saat içinde tüketmek gerekliymiş, yoksa histamin üretiyormuş ve allerjilere neden oluyormuş.
Tatilden dönünce ek gıdalara başlıyoruz inşallah (zaten 6 ayı bitiyor).. Çocuk hazırsa ve istiyorsa (bu sütün yetmediğiyle de anlaşılabilirmiş), kilosu fazla olan bebeklerde özellikle, 5 buçuk ayda başlanabilirmiş (Tracy de böyle diyor).. Sabah memeden önce meyve püresi, öğleden sonra yoğurt.. Bir hafta sonra öğlen sebze, bir hafta sonra içine et. 8 aylıkken balığa başlanıyormuş artık, eskiden daha geç verilirdi. Şu anda en önemli düşüncem, zar zor oturttuğumuz 4 saatlik rutinimize ek gıdaları nerden insert edeceğimiz! Yapıncak, sen bir Tracy danışmanlık şirketi açsan da ilk müşterin ben olsam! :) Hahahhaa
Aaah ah işimiz zorlaşıyor, şimdi bu ek gıdalarla uğraşma döneminde ben de işte olacağım, annneeee yetiiiş yardım ettt (iyi ki varsın annem)
Nerden nereye geldim. Uyku olayı böyleyken böyle.
Hala uyuyamadı sıpa. Yarın kısmetse sabah beslemiycem 5'te, uyuyamıyor işte bebek.