Benimkiler..

Benimkiler..

27 Ocak 2011

Hayat sana teşekkür ederim...

Şarkı söylemek geliyor içimden..
En çok Sezen Aksu şarkıları dolanıyor dilimde...
Hayat sana teşekkür ederim...
Bir de ...
Yine mi güzeliz yine mi çiçek...

Bu sabah yağmur var İstanbul'da da olur, Mazhar'dan dinlesem ne iyi olur.
Çoktandır müzik dinlemediğimi farkeden var mı? Mesela bi sürü güzel şarkıyı yüklesem mp3 çalarıma, sonra da dinlesem, söylesem, yürüsem sokaklarda falan?
Mesela, yarın gidince İstanbul'uma, yürürken ıslak sokaklarında,
Mazhar'ı dinleye dinleye söylesem,

Bu sabah yağmur var İstanbul'daaaa.... desem..
İstanbul'uma kavuştuğum için utanmadan bağıra bağıra söylesem, herkes bana dönse baksa, ben de ne bakıyosun desem içimden.

Sonra..
Hayat sana teşekkür ederim... gene geldim kavuştum bu sokaklara desem.
kardeşlerimi gördüm ne güzelleştim desem.

acılarım oldu herkes gibi elbet
herkese kısmet olmayan sevinçlerim
unutulmayı da göze aldım evet
hayat sana teşekkür ederim

Sonra bir arkadaşım arasa, bu gece için Sezen Aksu konserine iki biletim var, gidelim mi dese.
(Evren al mesajımı hahhaayt :))
Olur desem.
Sonra
Başka bi arkadaşım arasa, bu gece hadi İstiklal'e gidelim dese
Yine mi güzeliz yine mi çiçek... desek beraber.

Saçmalama kontenjanımdan yazdım. Yoga meditasyon üstüne neskafe.. Kafam kıyak kısacası :)

23 Ocak 2011

Benim gibi balık pişirmekten korkanlar için

Ben yemek yapmayı sevmiyorum. Evrenle olan mesajlaşmalarım esnasında da bunu bolca belirtirim, farkındayım.
Beceremiyorum dedikçe de hakkaten beceremem.
Hele balık..
Oy oy oy.
On kere beceremem der dururum.
Ama, arada da, yapasım gelir, bak mesela bugün.. Vallahi de süper oldu. Niye olmasın ki? Yahu süper anne değil miyim ben? Bu kategorilerin içinde güzel yemek yapmak da yok muydu?

Aldım bugün kocayı koluma, gittik Metro Cash & Carry'ye, aldık kız gibi çipuraları, bir tarif (böyle kıytırık yerlerden de ne tarifler çıkar bu arada), metro broşüründen aldım tarifi.
Ahan da şöyle:
Kızları Borcam'a diz,
sırtlarını çiz
aralarına ve üstlerine limonları yatır,
bir tabakta şunları karıştır: domates, biber, soğanlar halka halka, sarımsaklar diş diş, maydanoz, tuz karabiber,
bunları kızların üzerine ser.
Azar terayağ, bolca zeytinyağı üzerine dök.
At 180 derece ısıtılmış fırına
Yarım saat pişir.

Vallahi de nefis oldu, keşke aklıma gelip fotoğrafını çekseydim :) Bi de mantar olsaydı, kalmamış evde. Olsun mantarsız da oldu.

Bebeklerim de bi sevdiler bi sevdiler.
Koca kişisinin ısrarına dayanamayıp üstüne gidip bi de künefe aldım (hasta ya kıyamıyorum) ama ben de yedim, oohhh kebap.
Balık üstü künefe. Maşşallah.

Ay ne açgözlü bi yazı oldu yahu.

22 Ocak 2011

Yazamıyorum çünkü...

Gerçekten vaktim olmuyor. Bahane değil biliyorum ama şu aralar sağlıktan yola çıktık gidiyoruz, hayırlısı ile.
Önce sevgilim apendektomi oldu.
Sonra kızımın kulağına tüp takılacaktı, ateşi o kadar yüksek ki iki gündür, ameliyat ertelenmekle kalmadı, ateşini de düşüremiyoruz. Bu duruma da ailecek sinir oluyoruz.
Annem koştu yetişti sevgilim ameliyat olmadan, hızlıca bizi kanatları altına aldı. Mesela sevgilime moral olsun bana da iyi gelsin diye bizi sinemaya gönderdi.. Eyyvah eyvah dedik dedik durduk :) Sevgilim dikişleri ağrımasın diye gülmemeye çalıştı pek ama benim kahkahalarımı da susturamadı diyebilirim. Gerçi bu son yılların en iyi komedisinde tek ağlayan da ben olmuşumdur sanırım, gözyaşlarım hazır beklediğinden sanırım, aşk meşk ne güzel şey diye diye ağladım :)
Aylardır ihmal ettiğimiz mutfak masasını aldık nihayet.. İstediğimiz gibi banklı (en büyük derdim buymuş gibi sanki).. Baktığım masalar da inci boncuklu camlı ferforjeliydi bu arada, Anteplileşiyor muyuuuummmm yoksaaa :) silkinip kendime gelip ahşap seçtim bir tane.
Yeni bakıcımız işe başladı bugün, hayırlısı bakalım, herşey olacağına varır, su akar yolunu bulur diye kapatıyorum bu yazıyı.
Bu arada yazıyorum da, okuyan oluyor mu hakkaten merak etmiyor değilim. Ey ahali duyduysan gel bana :)

20 Ocak 2011

İLAN VE TEŞEKKÜR

Sevgilimi önce ameliyat olmaya ikna eden !! sonra da başarılı bir operasyonla sağlığına kavuşturan, günlerdir ağrıdan kıvrandıran melun apendiksini alan sevgili arkadaşım,
Genel Cerrahi Uzmanı
Op Dr DENİZ GÜLHAN'a,

ayrıca Op Dr OZAN ZARALI'ya,

onu başarıyla uyutup uyandıran ve ağrısız bir gece geçirmesini sağlayan,
Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı
Dr DAMLA SARIGÜNEY'e,

Koşarak ülkenin her yanından gelip bebeciklerimi emniyete alan, aklımın evde kalmamasını sağlayan, onlar olmasaydı olamayacağımız,
ANNEME ve sevgilimin ANNESİNE ve BABASINA,

Her türlü olumsuz şartlara (yorgunluk ve uykusuzluğuna) rağmen beni bırakmayan ve sevgilimin ameliyatına girerek içeriden bana casusluk yapan sevgili çalışma arkadaşım, meslektaşım,
Op Dr ABDULLAH TÜTEN'e,

ayrıca bu stresli gecemde beni yalnız bırakmayan sevgili çalışma arkadaşım, meslektaşım
Op Dr GÜLAY GENÇ ve eşi (kızımın doktoru) sevgili
Op Dr UMUT GENÇ'e,

Şefkatle ve sabırla eşimin tedavisini yapan ve bana destek olan hemşire arkadaşlarıma,

Beni yıllar sonra bir yakınımı devlet hastanesinde ameliyat etmeye ikna eden bu güzel hastaneyi yapan, yöneten ve burada şevkle çalışan herkese,

Çok teşekkür ederim.
Kendime ve sevgilime de geçmiş olsun.

13 Ocak 2011

Çocukları anlamak

Ben anne oldum olalı, anlayamadım desem yeridir.
Küçük kütüphanemde en önemli grubu bebek bakım - artık çocuk eğitim kitapları oluşturuyor. Ama okuduklarımdan öğrendiğim birşey varsa, o da çocukları anlamak zor.
Aslında, Tracy'nin, Ferber'in, Karp'ın bana öğrettiklerini hayata geçirebilmemi kim öğretecek onu bilmiyorum işte.
Bir de ben sabırlı mıyım onu bilmiyorum..
Bazen, evet ben olmuşum, Hz Eyyub'un suyundan içtiğim belli oluyor diyorum.. Bazense, yok yok yooook, benden anne manne olmaz diyorum...
Ama ne zaman okuduğum birşeyi uygulayabilsem, oldu bu iş diyorum.

Bir örnekle bağlayayım:
Damla hanım gece yatarken, birkaç zamandır üstünü örtmek konusunda sorun çıkarıyordu. Yorganını tamamen yere atana kadar uyumuyor, hatta bağıra bağıra ağlıyordu. Artık ben de, gene mi aynı terane diye sinirleniyordum ve bu böyle sürüp gidiyordu.
En son dün, aklıma geldi, onu anladığımı anlasın tırınınısı yapayım dedim.
Gene yorganı tekmeleyip ağlamaya başlayınca,
"Hımmm.. yorganını hiç sevmiyorsun" dedim.
Ağlaya zırlaya "evet" dedi.
dedim ki, "Ama ben onu senin için almıştım. Hani üzerinde minik minik bisürü kalp olan, hem de rengarenk olan, senin için özel olarak aldığım yorganını sevmiyor musun yani, neden acaba çok merak ettim" dedim.
Kitaplarda örnek vaka olarak verdikleri hikayeler genelde bu noktada çözülür.. Ben pek umutlu değildim ama Damla burnunu çeke çeke şöyle dedi:
"Çünkü ben kalp çizmeyi bilmiyorum ühüüüü ühüüüü"
"Aaaa" dedim. "Ondan kolay ne var" Hemen kalktık, ışığı açtık, odasındaki kara tahtanın önüne geçtik, ona kalp çizmeyi öğrettim. Öğrendi mi, iyi kötü öğrendi valla.
Sonra sevine sevine yatağına girdi, üzerini örttü ve uyudu.
Sabah uyandığında koşarak tahtasına gitti ve kalpler çizdi.
Bugün yatağa girince hemen yorganını istedi.
Dedim ki, ah kuzum bu muymuş.. Çektiğim onca eziyet bundan mıymış?

Bu yazının özeti: Bunlar içerden çıkarken yanında kulanma kılavuzu da gelse mesela, biz onları anlasak hemen, bu b..ktan şeylerden ağlamasalar.. Biz de üzülmesek..
Eh peki bu olmayacağına göre, biz (ya da genellemeyeyeim ben diyeyim) daha sabırlı olsam da çocuklarımı anlamak için daha çok çaba gösterebilsem. Ne iyi olmaz mıydı?

12 Ocak 2011

Annemle ben

Anne bak sana üzerinde bunlar yazan bisürü magnetten oluşan bi hediye aldım (beni doğurma hediyen :) )
Hadi gel de veriyim sana:

Tanrı her yerde olamazdı, bu yüzden anneleri yarattı
Annem koruyucu meleğim
Canım annem
annem & ben
Biricik annem
Anneler çiçek olsaydı ben seni seçerdim
hep yanımda
iyi ki varsın
sen birtanesin
ne zaman beni heyecanlandıran bir şey görsem içimden hep "anne bak" demek gelir
(Anne bak bu hakkaten doğru ya)

Yahu bu magnetleri yoksa ben mi yazıp piyasaya sürdüm? Sanki D&R'a ben bunları satmışım gibi di mi.

11 Ocak 2011

İyi ki

İyi ki doğdum
Gördün mü bak 35 oldum
:)

7 Ocak 2011

Önce

Önce sağlık.
Çocuklarım sağlıklı olsun
kocam da sağlıklı olsun
Ben annem kardeşlerim de.
Bir bakıcı
Ama öyle böyle değil bize annem gibi baksın
Tatmin.
Tatmin olalım elimizdekilerden yaşamımızdan
Sonsuz boşluk duygusu tatminsizliğin en yakın arkadaşı
Para
Ben secret yapayım sevgilim kazansın çok paramız olursa daha rahat gezeriz
Seyahat
Şu içerde uyuyan Faslı adaşımdan bana seyahat virüsü bulaşsın ülkeler göreyim
Şehirler göreyim
Başarı
lı olayım işimde çok. Güzel güzel ameliyatlar yapayım.
Güzel olayım. (Bu kendimi güzel hissedeyim'le de değiştirilebilir)
Endorfin
istiyorum, sevgilim saçlarımı okşasın bana bol bol çukulata yedirsin endorfinim artsın seviyorum çünkü buı duyguyu
Hiç PMS yaşamayayım çünkü PMS istemiyorum (aman bu dua şöyle olmasın, mesela gebeyken de PMS yaşamıyorum ya, düzelteyim: Gebe olmayayım bu yıl, PMS de yaşamayayım)
Yoga
ya devam edeyim de ruh sağlığımla beden sağlığım güzel güzel gitsin elele.
Bu yaşım bana bunları getirsin
E mi
Yeniyaşakaçkaldı
bi de çılgınlar gibi zıpzıp dansettiğim bi doğumgünü partisi istiyorum ama bunun için önce bebelerime bakıcak birini ve birlikte eğleneceğim arkadaşlarımı istiyorum. İlkini bugün ikincisini de salıya istiyorum. Biraz acelem var.
Ben hemen bilgisayarı kapatıp secret yapmaya gidiyorum.

6 Ocak 2011

Yeniyaşakaçkaldı

Buseneyaşotuzbeşyolunyarısıederisöylerkeniçimebihüzünmüdolucak
Yaşotuzbeşhakkatenyolunyarısımı
Öbüryarısıdahaeğlenceliyararlıakıllıdüzenlikolaymıgeçicek
Amabuyarısıbanabisevgiliikiminikmucizafalanverdiya
Hiçbiryarıömrümünbuyarısınınelinesudökemez
Yokspacetuşumbozulmadıiçimdenböylegeldidüşüncelerimbukadarhızlıakıyor
Amafenaalışmışımyazarkenspace'ebasıyorumarada,sonrasiliyorum
Hayatıdaboşluksuzyaşıyoruzfarkındaolanvarmı
Annemgeldibizeesverdirdiüçgünamaoaradadaherkeshastaoldufalan.
Benboşluksuzçokzoryazıyorumsizokuyabiliyormusunuz?
Buyazınınözüşuydu:
Doğumgünümegünlerkaldı,buseferkorkuyorumherkestarafındanunutulmaktan,bunedenlekendimebirsürprizpartivermekistiyorum
Amabusürprizdenhaberimolmazdapartimikaçırırımdiyedekorkuyorum.
Hemnedenkimsebanayolumunyarısındasürprizpartivermiyor?
DostlarımnerdehemAntep'teyoklarnedenbaridoğumgünümdeuçağaatlayıpgelmiyorlar
Yoksayoklarmı
Yoksaotuzbeşyolunyarısımı
Bilmiyoruzkibunu
MeselaCahitSıtkı46yaşındaölmüş,yanionunyolununyarısı23müş
Oldumuşimdihıı

5 Ocak 2011

Yeni yıl


.... annem geldi, çocuklara baktı, bizi süsledi püsledi, Antep'te geleneksel olduğu üzre (!) bir yılbaşı eğlencesine yolladı, ki İstanbul'da geçirdiğimiz 10 yıl boyunca bunu yapmamış idik :)

Hopladık zıpladık eğlendik söyledik.

Yemekler kötüydü, şarkı(cı)lar vasattı, mekan berbattı hahahahayt

Biz güzeldik, çiçektik, nefistik... Oynadık söyledik eğlendik.. Yeni yıla güzel insanlarla el ele zıplayarak girdik.. Dansettik şarkı söyledik.. Ardından nefis bir kahve içtik.

Güzel annem, geldin bizi de güzelleştirdin. Ne iyi ettin de geldin... Teşekkürler..

Ardından da koca kişisine bonus kriptik tonsillit, 39 derece ateş, 2 serum, 10 iğne popodan :(

Bana da bonus progesteron etkisi. Yeni yıla da progesteron etkisinde girdim ne fena.
Bu da bize kapak oldu, sen misin gidip eğlenen :))

2 Ocak 2011

2 Ocak 2011

2 Ocak 2011
Kızımın artık MAMİ demediği gün
MAVİ dediği gün.
Benim buna üzüldüğümü farkettiğim gün.
Hiçbir zaman düzeltmedim mami deyişini. Hep sevdim.
Artık kendi kendine düzeltmiş :(
Adını yazmayı da kendi kendine öğrenmiş, benden değil, belki okuldan...
Hayatı öğreniyor. Büyüyor.
Mamiye artık mavi diyor.