Benimkiler..

Benimkiler..

27 Şubat 2007

İtiraf ediyorum: Biraz korkuyorum

Yeni hayatımın başlamasına az kaldı. Artık minik kalbim içimde değil kucağımda, etten kemikten sahici bir bebek olacak.
Hayatımız asla eskisi gibi olmayacak
Korkuyor muyum ne?

23 Şubat 2007

Ben aslinda Fener'liyim...

Bugune dek minik kalbime aldigim cicilerin resmini cekip bloguma koymadim hic nedense..
Aslinda dayanamayip her gordugum minik giysiyi satin alisimla celisiyor bu davranisim ya neyse

Fakat sunu gorunce daha fazla kayitsiz kalamadim. Bu cicegi burnunda olmak uzere olan babisimizin bebegine tek basina aldigi ilk sey. Ama o kadar sirin kiii.....

Yani neredeyse kizimin Cimbom'lu olmasina izin verecegim desem yeri. :)


19 Şubat 2007

Romantik sevgililer gunu yemegi: Patlican musakka

Ne var canim, adi pek romantik degil, ama sevgilimin en sevdigi yemek....
Ustelik ben pilav bile pisiremezken, musakka bir guzel oldu, bir guzel oldu, ben bile sasirdim. Icine sevgi katmistim, ondan sanirim :)

Bugun de bamya yapacagim... Sorun su ki, bamya kiymasiz / etsiz olmuyormus... Netten ve yemek kitaplarindan on tarif buldum belki, hepsi etli.. E mecburen ben de gidip kiyma alayim bari...

Yemek yapmayi da ogrenecegim hic aklima gelmezdi ya, neyse.

16 Şubat 2007

Ben olsaydım bir gebeye en çok bunları merak edip sorardım :))

Aslında doğuma ne kadar kaldığını tam ben de bilmiyorum. Çünkü benim kızım bana benzerse eğer gününü beklemezmiş gibi geliyor. Hatta bunu, kızımın kız olacağını bildiğim gibi kesin bir şekilde biliyor gibiyim. Ama eğer doğum tarihini bize bırakırsa koç burcunu ucundan yakalayacak sanırım.

Hangi hastanede doğacağını da tam bilmiyorum. Yenidoğan yoğun bakımı iyi, eve yakın, manzarası güzel :) Kriterlerime uygun bir hastae yapsalar yetiştirebilirler mi acaba?

Sezeryanla doğacak. Tüp bebek çünkü. Zaten benim de o ağrıları çekmezsem anne olduğumu nasıl hissedeceğim diye bir endişem yok. Olur da normal doğursaydım da epiduralsiz yapmazdım. Annem benim için ne acılar çekti ben de kızım için çekmeliyim demezdim hiç.. O acıları aşılamalar, tutmayan tüp bebek denemeleri, gebelikta klinikte en yoğun yerlerde çalışırken çektiğim acılara saysın artık minik kalbim :)

Gebeliğimin erken dönemlerinde yürüyüş, spor yap sonra anlayacaksın diyenlere, babam hasta, işim çok yorucu eve geldiğimde halim olmuyor, vaktim yok gibi bilimum bahaneler sayarken, aaah ah iki büyük sözü dinlesem olmuyor muydu? Şimdi iki adım yürüyorum nefesim kesiliyor. Yok yürüyüş falan yapamıyorum. Yürüyüşcük yapıyorum sadece..

Neyseki henüz 11 kilo aldım (tek başına söylenince kulağa ne korkunç geliyor) aslında normal sınırları taşmadım henüz. Sanırım stresten ve bulantılardan başlarda pek yiyemedim ondan.

Neyse, fazla kilo almamak iyi birşey. Evde geçen son ayda nasıl olacak bakalım..

14 Şubat 2007

Hayal ve minik kalbi evden bildiriyor

Ozgurlugumun ikinci gunu.
İnsan evde stressiz ne rahat oluyormusun da ikinci gunu.

Artik evde minigimin gelmesini bekliyorum.

Bugun icin planlarim:
Markete gitmek
Yemek yapmak
Camasir yikamak
Ogle uykusuna yatmak
Bir ara (vakit kalirsa) soyle Bebek taraflarina dogru yuruyus yapmak

Bu ev hanimligi da ne zormus canim :))

1 Şubat 2007

Yolların kartalıydım sağ şeridin serçesi oldum

Ee herşey kızım için.. Ben bile inanamıyorum, sağdan sağdan yavaş yavaş gidip geldiğime. Hatta o kadar ki, E5'in sağ tarafındaki binaları ilk defa görüyorum gibi oldum :)

Böyle trafik canavarlığını bıraktığım (bırakmaya çalıştığım) yetmezmiş gibi, neredeyse erkek trafik canavarlarına korma bile çalmayacağım yakında...

Ama yine de son birkaç hafta araba kullanmamam gerek. Kendime bir şöfer (!) tutma olasılığım da olmadığına göre, sevgiliciğime şımarmam gerekecek, beni her sabah Beşiktaş'tan Kartal'a götürsün, sonra da Lenet'e kendi işine gitsin (e tabii ki geç kalsın) diye.. Eeee.. Ne yapalım herşey kızımız için :))