Benimkiler..

Benimkiler..

10 Mayıs 2011

Benim güzel oğlum

Büyüyorsun .
Sen büyüdükçe ben unutuyorum minicik olduğun günleri. Sanki hep böyleydin gibime geliyor.
Her bir dişin için uykusuz bir gece geçirdiğimizi, anne dediğin için sevinçten zıpladığımı, minicik giysilerin sana bol geldiğini, bir numara bez kullandığımızı, meme emdiğin günleri, bunları artık flu birer anı gibi hatırlıyorum.
Unutmak istemiyorum. Eski fotoğraflar bir tuhaf geliyor, sanki hep şu anki halinle vardın gibi sanıyorum.
Bebeğim, büyüyorsun.
Hergün biraz daha "adam" oluyorsun.
Büyüyorsun. Büyüdükçe tatlanıyorsun.
Tadına doyamıyorum, seninle geçirdiğim saatlerin tadı damağımdan gitmiyor.
Hele ablan var ya, ablanın günden güne bir genç kıza dönüşmesini hayranlıkla, heyecanla, mutlulukla izliyorum.
Sen büyüdükçe serseri bir şekerpare oluyorsun ya o ayrı.
Bu yazıyı, ilk uzun cümleni kurduğun için yazıyorum.
Ablan ilk "ördek kaka yapmış" demişti, biraz da taklitle ve plansız, istemeden. Sense gayet de bilinçli şekilde, "ben su döktüm" dedin.
Dün beni karşılarken "annem geldi" dediğinde nasıl heyecanlandım biliyor musun? Aslında Damla konuşup, hatta şiir okuyup şarkı söyleyince, o ablaydı ya hani, şaşırmıyorduk sanki. Sense minik bebeğimizsin ya bizim, her yeniliğin heyecanlandırıyor bizi.
Senin de büyümen için minik bir kardeş mi gerek yoksa bize???

1 Mayıs 2011

Halı çılgınlığı

Antep'e taşınırken, birçok eşyam gibi bazı halılarımı da yeni aldım. Sanki Antep'te halı satılmıyor.. Hem de bunun için epeyce enerji harcayıp, Modoko'ya falan kaç kez gittim.
Amma velakin, meğer aklınıza gelebilecek bütün halılar Antep'te üretilirmiş: Royal.. Merinos.. Kaşmir.. Art halı... Sırma... Pierre Cardin... gibi. Ayrıca da sağda solda gördüğünüz bütün büyük fabrikalar halı fabrikası imiş.
Bunu farkedişim, bazı odalarımdaki halıları değiştirmek istememle aynı zamana rastlar.
Sonracığıma,
Aşkım salondaki halılar gıcığıma gidiyor.
Mutfaktaki kilim iyi hoş da, çocuklar üşümesin hep bunun üzerinde oynuyorlar.
Damla'nın odasındaki halı küçük geliyor, betona oturuyor çocuklar (oda 20 metrekare olunca!).
Yolluğa da ihtiyacımız var sanki.
Yatak odamdaki halının rengi yatak örtüme uymuyor.
Vesaire.
lafları havada uçuşuyor bizim evde!

Hadi o da tamam da..
Ben bi sadeci, bi minimalist, bi süsü püsü sevmeyen, simden puldan hoşlanmayan biri olarak, arkadaşım simli halı aldım evime yahu! Var mı daha ötesi, bildiğin simli işte. Hatta çocuklar üstünde yuvarlandıkça her taraf sim oluyor...
Ama asıl sorun şu ki, ben simden süsten boncuktan hoşlanmaya başladım. Kanımda mı dolaşıyor bu şehir nedir? Ben gittim evime çekmece kulpları taşlı boncuklu dolap beğendim falan.
Oluyorum ben sanırım :))))
Anneme not: Anne sen hala Anteplileştiremediklerimizden misin? Sana yolladığım halı var yaaa.. Açınca şok olma diye söylüyorum: Simliiiiiiiiiiii