Benimkiler..

Benimkiler..

27 Mayıs 2008

"Hanım ol bakalım kızım"


Bakınız: Hanım olmuş Damla Hanım.....
Hahahahah

26 Mayıs 2008

Arda Bey'in dogumgünüsü....


Bu geminin kaptanı Arda Bey..

Gemiyi ilk terkeden Damla Hanım :)

Su kuşum tüm gün o pis yeşil sudan çıkmadı.
Mine teyzemizi de yorduk.
Yine arabalaaaaar!!

25 Mayıs 2008

BEÖ: Damla Hanım'la Spor Aktivitesi

Fotoğraf maklinemizi Music Together sınıfında unuttuğumuz için bu aktiviteyi fotoğrafsız olarak yazıyorum.
Damla Hanım'la mahallemizin (Koşuyolu) parkında yer alan spor alanına gittik. Oradaki kocamaaan spor aletlerini denedik.
Çok eğlendi. Bel inceltmek için olan aletin üzerine çıktı ben onu sağa sola çevirdim.Bu aralar en büyük hobisi tırmanmak olduğu ve aklımın ermediği şekilde her yere ve her şeye tırmandığından, aletler ona çok ilginç geldi.
Mekik aletine tırmandı.
Bisiklete bindi, ayakları yetmedi pedallara tabii ki, iki ayakla zıplama hareketi olan aletin bir ayağına o diğer ayağına da arkadaşı bindi, çok komiktiler ama resimleyemedim malesef.S
onra da en eski spor olan atletizmle noktaladık günü :) O önde ben arkada, koştuk.......

23 Mayıs 2008

Kokoş kızım

Nerden öğreniyorsun bunları diye şaşırıyorum. Dile gelsen de söylesen.
"Tabureye ters binip kaydırmaca oynadık babamla, o yüzden sana da elimi uzatıyorum, ama anlamıyorsun beni kaydırmıyorsun. Elimi uzatınca kucak istediğimi sanıp alıyorsun. Oyun oynamak istiyorum ben" desen...

Anlarım... da....

Çantayı böyle kokoş gibi koluna takıp gezmeyi nerden öğrendin? Bebek parkı mı kızım burası, ya da Nişantaşı?
Peki koş sarıl anneye dediğimde sarılıp sırtımı tıpışlamayı nerden öğrendin?

20 Mayıs 2008

Kizim 14 aylik, neler yapiyor



(Arkadaşları ile müzik yaparken)
Burnunu peçeteyle silip ağzıyla da sümkürme sesi çıkarıyor..
Hemen hemen her komutu anlıyor, işine gelenleri yapıyor (poposunu yıkarken bacaklarını aç deyince mesela, ya da saçımı aç tokamı çıkar deyince.. gibi)
Arkadaşları kapıdan gelip onu oyuna çağırıyorlar.. Onlarla yakantop oynuyor.
Oyuncaklarını dağıtıp topluyor.
İki parçalı puzzle'da doğru parçaları eşleştiriyor, renkli resimli ahşap puzzle'da tüm parçaları tek tek tanıyor.
Kitap okumayı çok seviyor. Tüm kitaplarını isim ve tanımlarına göre tanıyor. Hangisini okumak isterse kitaplığından seçip getiriyor. Uzun uzun okuyup oyalanıyor. Sonra yerine koyup başkasını getiriyor.
Koy diyemiyor Goy diyor.
Kovasına kum doldurup, her kürek atışında kendini alkışlıyor.
Anneannesine Ece, teyzesine Ayça, baba, anne diyor. Kendisinin Damla olduğunu biliyor.
Herkese tek tek kolonya döküyor. "Bebeğin annesine de dök" deyince, bunu anlıyor (komşununn bebeği). Tanımlamalara göre doğru kişiye gidiyor...
Öpmeyi, öpücük atmayı biliyor. Canı isterse öpmek için yalıyor, canı isteyince muck diye gerçekten öpüyor.
Kaydırağına tek başına tırmanıp kayıyor (bunu yürümeyi öğrenmeden önce yapmaya başlamıştı :))
Sabah uynadığında önce Ece diye anneanneyi, sonra babasını çağırıyor.
Eline burun spreyi alıp herkesin burnuna sıkarmış gibi yapıyor.
Evcilik oyuncaklarını alıp şakacıktan yemek yer ve yedirirmiş gibi yapıyor.
Geceleri babası ile uyuyor, kendi yatağından başka yerde uyumaz, ben uyutmaya çalışınca ağlama krizine giriyor. Kazara babası yoksa yandık, dün gece örneğin 11'e doğru yattı. Ben haftada iki gece evde olmadığımdan gece uyuma işini babamız üstlendi. İyi de yaptı :);
İşine gelmeyen birşey olunca, yapmak istediği birşey yerine getirilmeyince ağlama krizine giriyor.
Tüm gün bahçede oynamak için entrikalar çeviriyor.
Ekleme: Beşinci dişi bugün çıktı (şu anda da uykudan ağlayarak uyandı)
Bizi hergün eğitiyor, öğretiyor, büyütüyor.
Maşallah sana kızım.

11 Mayıs 2008

Kerem Bey'in doğumgünü


Biz o gün çocuklar gibi şendik.
Çok eğlendik.
Teşekkür ederiz Kerem Bey.

7 Mayıs 2008

6 Mayıs 2008

Büyüyorum eğleniyorum öğreniyorum: BAHAR

Ben öyle yaratıcı birisi olmadığımdan, süper fikirler gelmedi aklıma baharla ilgili. Bahar deyince aklıma güneş ve çimen geldiğinden, aldım kuzuşumu, çıktık parka. En azından eğitici olsun dedik, bahar bize "soğuk" kavramını öğretsin dedik. Dondurma aldık. Yedik.

Önce emin olamadık, soğuktu, değişikti. Sonra mmmm diye diye başımızı iki yana salladık, dondurmaları kaşıkladık.

Sonra teyzemizin öğrettiği, yeni numaramız olan "yuvarlanma"yı denedik çimenlerin üstünde. Topraklandık, elektriğimizi attık.
Bu biraz "su" aktivitesi gibi oldu ama, suya taş attık.
Papatya topladık sonra (onun resimlerini çekemedik ama, Damla hanım çok seviyor papatya toplamayı).. Anneciği meleğinin başına taç yaptı papatyalardan...
Ne de olsa bence bahar demek papatya tacı demek.

Kongre

Önceden olsa bayıla bayıla giderdim bir hafta Antalya'ya.
Bu sefer üzüle üzüle gittim. Koşa koşa geldim.
Ben kızımı çoook özledim