Benimkiler..

Benimkiler..

31 Mayıs 2006

Bunları hiç okumayacak olsan da sözüm sana B.

Arkadaşlık nedir?
Onu ne kadar ne kadar çok seversin, sonra kaybedersin mesela.. Birgün gelir, biter; habersizce, bilinçsizce, üzgünce ayrılırsın.

Yıllar geçer, birgün karşına çıktığında hiç kaybetmemişsin gibi olur ya.
Yıllar geçer, bir bakarsın ayrılmamışsın ya..

Birgün o sendir, sen osundur, sonra bir bakarsın gitmiş.
Hep geri gelmesini, yine hayatında olmasını istersin ya..
Yıllar sonra rüyanda görürsün mesela.. Uyanınca özlediğini farkedersin, sesini duymayı, onunla olmayı, seni anlamasını özlediğini.

Birgün onu tekrar bulmayı istersin, hani bir bakarsın numarası değişmemiştir, tekrar sesini duyduğunda daha da çok özlersin, bunca yıl onsuz değil de onlu geçseymiş ne güzel olurmuş'u farkedersin.

Zaman herşeyin ilacı mı derse ne yapacaksın?
Çünkü mesela sen ona en zor günlerinde destek olmamışsındır.
Mesela yıllar geçmiş, en büyük acısını sensiz sindirmiştir. Sen ne hastalıklar ölümlerle onsuz başetmişsindir. Mesela sen onu görmüş de selam vermeden geçip gitmişsindir bazen. Mesela, ona arkadaşlığınızı bitirecek şeyleri sen söylemişsindir, ya da sevginizi başka başka sularda büyütecek cümleleri sen söylememişsindir.

Ama mesela onun senden nefret ettiğini düşünmüşsündür yıllarca..
daha da kötüsü belki de nefret bile etmediğini...
Belki de seni artık "önemsemediği" gerçeğiyle üzülmüşsündür.
Arkadaşlık çok önemli bir gereksinimdir bence. Sevginin çok özel bir boyutu. Yaşanmışlıkları acıları tatlıları kır(z)gınlıkları yeri geldiğinde geride bırakabilme becerisi.


Yine de
arkadaşlık bence bıraktığın yerden devam edebilmek hayat ne getirmiş / götürmüş olursa olsun.

Gerçek sevgi nedir?
Onun da seni hala "sevdiğini" ummak mı?
Aramasa da aramak mı? İyiyi özleyip kötüyü unutmak mı?

Sözüm sana B.
Arkadaşım olur musun yeniden?
Yapyağmurda sırılsıklam ıslandığımız İstanbul'da hep seni hatırlıyorum ben. Bugünlerde daha çok geliyorsun aklıma. Neden?
Sesini duymak bana çok iyi geldi ondan mı?

29 Mayıs 2006

Kaplıcaya gittik

Gerçekten şifalı olduğunu hissettim oradayken...

Yalova Termal burası. Şifalı sular, güzel bir otel (hatta iki otel), fena olmayan yemekler, müthiş bir doğa, nefis bitkiler; ben sevdim Termal'i.


Başlarda su elime bile değse yanacak, haşlanacak sandım, o kadar sıcaktı yani. Suyun içinde nefes alamadım falan, zamanla alışıyor insan ama. Bir cesaret giriyorsun, ama en ufak bir harekette tekrar baştan yanıyorsun!

Su o kadar, o kadar sıcak ki, bir süre sonra bu duyguyu sevmeye başlıyorsun. Gerçekten de iyi geliyor, hissediyorsun bunu...

Sağlık Bakanlığı personeline %40 indirim olması güzeldi. Yemekler ve otel de fena değildi (beklentiyi ne kadar yüksek tuttuğunla alakalı, ben beğendim yani). Gitmesi çok kolay, deniz otobüsü ile, bir saatten az sürüyor. Yolu nefis, iki sıra ağaçların içinde.

Atatürk'ün kaldığı ev müze, kapalıydı yetişemedik. Ama bahçesi şöyle idi:

Arboreteum mu ne, bitki müzesi, envai çeşit ağaç ve çiçek var, çok başarılı.


Ama bu geziden benim aklımda kalan Termal kasabasındaki şu ev oldu:

İleride yaşamak istediğim ev budur.

24 Mayıs 2006

Acaba kimdi

Birinin bloguna (nasil olduysa anlamadim) "ben de buradayim" diye bir comment koydum. Hiperaktif oldugumdan, bir telas (niyeyse?) sayfayi da kapadim.
Aslinda biyonikkediye cagrisina katildigimi haber vermak istemistim.
Kim oldugunu da bulamiyorum.
:(

Simdi okuyunca beni deli sanacak :(

BURADAYIZ















Biz buradayiz Cumhuriyet
Merak etme

İkizler

İkiz bebek doğurttum az evvel. Ne güzel birşey ikiz olmak.

Ana rahminden beri arkadaş olmak.
Kardeş olmak.
İkizler mucize.
Hayat da mucizelerden ibaret değil mi?
Doğum zaten bir mucize,
peşpeşe iki bebeğin doğması daha da büyük mucize.
Hem de ikisi de oğlandı.
Birinin göbek adını Elvan birini Can koyduk.
İsimleri ile yaşasınlar inşallah.

22 Mayıs 2006

ilk defa

Babamin Ceren'e bakisini gorunce.. Nasil sevgiyle baktigini,, Nasil mutlulukla..
İlk defa kendim icin degil de bir baskasi icin istedim cocugumun olmasini.
Babam icin.
Torununu sevebilsin diye.. İyiyken.. Kucagina alabilecek, tepesinde gezdirebilecek gucu varken..
Aglamamaya calisiyorum ama dayanamiyorum..
Allah'im lutfen dualarimizi kabul et.

Hayatın gercek anlamı

Nedir?
Şu anda hissettiğim (ne zaman biteceğini de bilemediğim) duygu mu?
Boşluk?
Lüzumsuzluk?
Aşk mı sevgi mi?

16 Mayıs 2006

Çook yorgunum

Dün nöbetçiydim. Gece 12'de bir ameliyat, derken bir özel hastaneden yoğunbakımda yer yok dememize rağmen çok kötü durumda bir hasta gönderdiler (inşallah toparlar, durumu pek iyi değildi ben çıkarken) ve 3 civarlarında da riskli bir doğum. Bu üçüncüsünde ne olur ne olmaz diye ben doğurtayım dedim, bebeğin suyu fazlaydı ve ben ve diğer iki kişi bebeğin suyu ve kanla adeta iç çamaşırımıza kadar yıkandık (yeni aldığım sabolarım da arada kaynadı). O kadar çok ıslandım ki, hemen duş almak için gittim, hazırlandım, duş jelini elime aldım, sürpriz: Asistan odasında sıcak su bozuk! Gece saat 3, ben iliklerime kadar kan ve amnios suyu olmuşum, sağlık bakanlığının tasarruf tedbirleri gereği hastanede kaloriferler yanmıyor, ben de dona dona soğuk suyla aldım duşumu. Ama uzun zamandır bu kadar üşüdüğümü hatırlamıyorum, ayaklarım morardı adeta.

Sonra da bugün mesai bitimine kadar çalışmaya devam ettim.
Bir de hastalar güleryüz göstermedik diye söylenir. Benim gözümü açık tutacak halim yok, hangi güleryüz?
Allahtan bugün gündüz sakin geçti de daha fazla tükenmeden eve gelebildim.

15 Mayıs 2006

Ben ve anneler günü

Annem bana anneler günü hediyesi almış. Sanırım içimdeki burukluğu anne şefkatiyle doldurmaya çalıştı. Oysa ben anne değilim ki (olamıyorum ki:( ) Ben de sanırım biraz sert çıktım. O da beni yumuşatmak için evli kadınların anne adayı olduklarından dolayı hediyeyi hakettiklerini söyledi. Ama ben yeni evlki değilim ki! Dört yıldır neden hediye almıyordu da bu yıl aldı? Çünkü bu yıl çocuğumun olmayacağı ortaya çıktı da ondan.
Canım annecim seni çok seviyorum, inşallah senin gibi bir anne olabilirim.

13 Mayıs 2006

Hicbirsey

Bugün yazacak hiçbirşeyim yok.
Yine boşluk duygusuyla doldum.
Dolu muyum boş muyum?
Şu anda hastanede nöbetçiyim.

11 Mayıs 2006

İnsan köpeği ölünce ne hissetmeli?

Üzülmemeli mi? Kalbi sıkışmamalı mı?
Sabah uyanınca, çok kötü bir his var içimde, ne olmuştu diye düşünüp, aklına gelince ağlamamalı mı?
Hiç olmamış gibi mi davranmalı? İnkar mı etmeli? Düşünmemeye çalışıp, en son gördüğü sağlıklı haliyle mi hatırlamalı onu?
O köpek hayatının üçte birinde onu karşılıksız en çok seven kişi / şeylerden biri de olsa altı üstü bir köpek mi?
Köpekler ölünce çok üzünülmemesi gereken canlılar mı? Hastalar öldüğünde de üzülüyor ama köpeği ölünce daha çok üzülüyor,içi ağlıyor diye insan suçluluk mu duymalı?
Yoksa ben boşuna mı bütün gece rüyamda ölmediğini gördüm ve sabah sabah boşuna mı ağlıyorum?
Kaçmak daha mı kolay?
İnsan köpeği ölünce ne hissetmeli?

10 Mayıs 2006

eva ile ayni anda

Çilekli pastamın bir resmi var mı ki koysam buraya derken, Eva da aynı şeyi demiş.
İşte şöyle birşey oldu pasta:


Eh benim gibi mutfakla hiç aşk yaşamamış biri için hiç fena görünmüyor, değil mi?
Gerçi bu çileklerin güzelliğinden ama neyse :)


8 Mayıs 2006

Çilekli kalpli yerine başka bir pasta yaptım

Ceren'in doğumgünü için çilekli kalpli pasta yapmak istemiştim. Ama Malatya'da tefalde kalpli kalıp bulamadıkm. Ben de hazır pasta altı kalpli kek buldum onun yerine (gerçi tadından emn olamadım ama en azından kalpliydi). Sonra bir açtık ki küflü çıktı. Ben de bari yuvarlak çilekli pasta yapayım dedim. Ama çileklerimin yarısını ben görmeden bizim koca bebekler yemişler. Kocacım da kivi ve muz almış. Ben de iki katın arasına bunları koydum. Üstüne de çilekleri.
Beyaz kremanın üzerinde çilekler o kadar çekici görünüyordu ki pasta çok tutuldu. Hatta gerçek doğumgünü pastasından istemeyip bundan isteyen bile oldu.
Sonuçta karışık meyveli pasta oldu ama neyse.

6 Mayıs 2006

Iyi ki dogdun Ceren


Ceren'in yasgunu geldi.
Ben onun teyzesiyim (cunku yenge olmayi sevmedim, e teyzesi de yoktu ben de bu unvani sahiplendim..

Simdi siz Bogaz da kahvalti yapmaya gideceksiniz, ben de Ceronimo!nun 2. yasgunu partisi icin Malatya'ya gidiyorum kocisimle..

E hadi bize musaade.

2 Mayıs 2006

Beş kilo fazla

Kilo vermeliyim!!!
On yıldır veremediğim beş kilo fazlamı bir ayda vermeme yardım edecek bir formülü olan var mııııı